Ey dilediğine izzet veren, kulunu aziz kılan Muiz,
Minnetsiz rızıklarla, gönle vakar salan Muiz!
Senin kapında eğilen baş, başkasına eğilmez asla,
İzzetinle rızıklandır bizi, koru her türlü yasla.
Yâ Muiz! "Allah!" Yâ Muiz! "Hû!"
"UYAN"
Dilediğini öne alan, rütbe ve şerefle yükselten EL-Mukaddim,
Rızkı vaktinden evvel ulaştıran, yolları hikmetle açan Mukaddim!
Senin iradenle değişir sıralar, her zerre Senin o ulu önceliğinle yürür,
Sana teslim olan her muhtaç kul, Senin lütfunla en önde bolluğu görür.
Ey her canlıya azığını veren, rızıkları tek tek tayin eden Mukît,
Varlığı kudretiyle ayakta tutan, muhtaçlara tam vaktinde yeten Mukît!
Senin hazinen her an hazır, her zerreye kuvvet Sensin,
Gönlün rızkı da, bedenin azığı da, mutlak rahmet Sensin.
Yâ Mukît! "Allah!" Yâ Mukît! "Hû!"
"UYAN"...
Her kudrete galip gelen, kuvveti her şeyi kuşatan Muktedir,
Rızkın önündeki surları yıkan, mülkünde tek hakim olan Muktedir!
Senin cebbarlığınla eğilir başlar, her zerre Senin hükmünle erir,
Sana yaslanan her muhtaç kul, Senin kudretinle en ulu zafere erir.
Ey kalplere iman veren, emniyet bahşeden Mü’min,
Korkulardan halâs edip, rûhu şâd eyleyen Mü’min!
Zulmetten nûra çıkaran, şüpheyi silip atan,
Merhametiyle kulu, güvenle kuşatan Mü’min.
Yâ Mü’min! Allah! Yâ Mü’min! Hû!
Ey ölümü yaratan, her faniyi aslına döndüren Mümît,
Nefsin hırsını öldüren, batılı yok edip hakkı kılan Mümît!
Senin hükmünle durur nefes, her canlı isminle huzura varır,
Sana teslim olan her muhtaç kul, faniliğin içinde bekayı tanır.
Yâ Mümît! "Allah!" Yâ Mümît! "Hû!"
Ey her cana ayrı bir suret, ayrı bir güzellik veren Müsavvir,
Kâinat levhasına, en zarif nakışları işleyen Müsavvir!
Renklerin ahenginde, çizgilerin sırrında Sen varsın,
Her bir yüzde tecelli eden, o eşsiz sanatınla Yâr’sın.
Yâ Müsavvir! Allah! Yâ Müsavvir! Hû!
"UYAN"
Her türlü noksanlıktan uzak, yüceliklerin fevkinde olan El Müteâlî,
Rızkı o en yüksek makamdan indiren, şanı dillerde Müteâlî!
Senin azametinle kurulur âlem, her zerre Senin o ulu yüksekliğine bakar,
Sana yönelen her muhtaç kul, yüceliğinde bolluğu yakalar.
Ey büyüklük libâsını giyen, kibriyâ sahibi Tek Sultân,
Azametiyle her şeyi kuşatan, mülkünde mutlak olan Mütekebbir!
Yaratılmış her zerre, Senin yüceliğin önünde bî-karar,
Kendi büyüklüğünü, her bir nakışta ayân eyleyen Mütekebbir.
Yâ Mütekebbir! Allah! Yâ Mütekebbir! Hû!
Ey kibir ehlini hor kılan, dilediğini zelil eden Müzil,
Mülkünde ortağı olmayan, gururu yerle yeksan eden Müzil!
Sana dayanmayan rızık, bir gün elden uçar gider,
İzzeti Sende aramayan, zilletin içinde her an biter.
Yâ Müzil! "Allah!" Yâ Müzil! "Hû!"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!