Ey nida edenlerin sesini duyan, her duaya izzetle mukabele eden Mucîb,
Rızık için açılan elleri boş çevirmeyen, mahlukata en yakın olan Mucîb!
Senin azametinle her talep bir ferman bulur, her dert dermanlanır,
Sana yönelen her kalbin duası, Senin kabulünle taçlanır.
Yâ Mucîb! "Allah!" Yâ Mucîb! "Hû!"
Sensin rızka kefil olup, "İsteyin vereyim" diye hükmeden,
Kudret cevabıyla karanlık gecelerde, rızık kapılarını tek tek açan.
Müstecâbü'd-Da'vât'sın, icabet Sendedir,
Senin "Lebbeyk" dediğin her kul, en asil ve yüce devlettedir.
Suskun gönüllerin sessiz nidasından, Senin ulu huzuruna al bizi,
Mucîb isminle rızıklandır, her hacetimizde güldür yüzümüzü.
Arş-ı Alâ'da yankılanır her ah, yerin sinesinden yükselir niyaz,
Senin kefilliğinle her muhtaç, Senin azametinde bulur kış ortasında yaz.
Senin yüce lütfunla iner göklerden, o en bereketli ve kutlu lokma,
Bizi kapından başka yere bakmaya, nefsin çaresizliğine bırakma.
Duyan Sensin...
Cevap veren Sensin...
Bizi katındaki en yüce kabullerle ve hayırlı rızıklarla donat Yâ Mucîb...
Ya Mucîb... Ya Mucîb... Allah...
Afşin DualıKayıt Tarihi : 30.03.2026 07:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!