Ey zıtları birleştiren, dağılmış ne varsa bir emriyle toplayan El Câmi,
Rızkı yoktan var eden, mülkünde her şeyi cem eden Câmi!
Senin cem'inle kurulur âlem,
Sana yönelir tüm muhtaç âlem,
Yâ Câmi! "Allah!" Yâ Câmi! "Hû!"
Ey kırılan kalpleri onaran, dertlere nizam veren Cebbâr,
Kudretiyle her şeyi kuşatan, eksikleri tamamlayan Cebbâr!
Yıkılmış gönül mülküne, Sensin o kutsî dokunuş,
Merhametiyle kulu, düştüğü yerden kaldıran Cebbâr.
Yâ Cebbâr! Allah! Yâ Cebbâr! Hû!
Ey azameti her şeyi kuşatan, celali karşısında her baş eğilen Celîl,
Mülkünde ortağı olmayan, hükmü mahlukata tek delil!
Senin heybetinle titrer arz u sema, her zerre isminle durur,
Sana yönelen her muhtaç kul, Senin izzetinle ancak huzur bulur.
Yâ Celîl! "Allah!" Yâ Celîl! "Hû!"
"UYAN"
Ey varlığı başlangıçsız, her şeyi varlık sahasına süren EL Evvel,
Rızkı biz yokken takdir eden, mülkünde her an ilksiz olan EL Evvel!
Senin iradenle kurulur âlem, her zerre Senin o ezelî hükmünle yürür,
Sana teslim olan her muhtaç kul, Senin evveliyetinde gizli rahmeti görür.
Ey kapalı kapıları açan, hayır yolları seren Fettâh,
Rızık kilitlerini çözen, dertli gönle inşirah veren Fettâh!
Çaresiz kaldığımızda, Senden gelir o mübarek anahtar,
Senin "Aç" demenle başlar, mülkünde ebedî bahar.
Yâ Fettâh! "Allah!" Yâ Fettâh! "Hû!"
Ey günahları defalarca örten, affı bitmez Gaffâr,
Kullarının ayıplarını gizleyen, rahmeti bol Gaffâr!
Pişmanlıkla bükülen boyunlara, Sendedir tek penâh,
Senin mağfiret deryanda, silinir her bir günah.
Yâ Gaffâr! Allah! Yâ Gaffâr! Hû!
Ey günahları denizin köpüğü gibi silen, çokça bağışlayan Gafûr,
Kusurlarımıza rağmen rızık kapısını açık tutan Gafûr!
Biz yüzümüzü yere eğdik, Sen yine de ihsan ettin,
Affınla bereketi, gönlümüze her an ikram ettin.
[Chorus]
Yâ Gafûr! "Allah!" Yâ Gafûr! "Hû!"
Zenginliği sonsuz, hiçbir şeye muhtaç olmayan El-Ganiyy,
Rızkı tükenmez hazinesi, mülkünde eksilme olmayan El-Ganiyy!
Senin gınânla var olur âlem, her zerre muhtaçsızlığına bakar,
Sana yönelen her insan, Senin deryanda en büyük bolluğu yakalar.
Yâ Ganiyy! "Allah!" Yâ Ganiyy! "Hû!"
Ey eşyanın sırrını bilen, her gizli hâlden haberdar olan Habîr,
Rızkın en hayırlısını sezen, iç yüzünü nuruyla gören Habîr!
Senin bilmediğin hiçbir dert yok, her ah’tan haberin var,
Gönlün en derin kuyusunda, Seninle biter her bir keder.
Yâ Habîr! "Allah!" Yâ Habîr! "Hû!"
"Ey Rabbim yolumuzu aç, Kâinatın tüm pusulasızlığını ve şaşkınlığını dağıtan, ruhu dosdoğru bir yola uyandıran, emredici bir nida ile insanlara, yetmedi mi bu Gaflet, ey insan: "UYAN!"...
Hidayet veren Rabbim, şaşırmış gönülleri vuslata erdiren El-Hâdî,
Her kuluna selamet olan El-Hâdî!
Senin irşadınla döner âlem, her zerre Senin pusulana bakar,
Sana yönelen kaybolmuş kul, Senin yolunda en büyük bolluğu yakalar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!