Ey her hesaba kâfi gelen, mahlukatın ihtiyacını bilen Hasîb,
Rızkı tam ölçüyle veren, hiçbir zerreyi unutmayan Hasîb!
Senin hesabın şaşmaz, Senin yetmen her derde devadır,
Sana tevekkül eden gönül, her darlıkta bir ferahlık bulur.
Yâ Hasîb! "Allah!" Yâ Hasîb! "Hû!"
Ey ebedi diri, her cana hayat veren, asla uyumayan ulu Hayy,
Rızkı bitmez bir pınardan sunan, mülkünde her an bâki olan Hayy!
Senin diriliğinle döner kâinat, her nefes isminle taze can bulur,
Sana yönelen her fani muhtaç, Senin bekanda ebedi huzur bulur.
Yâ Hayy! "Allah!" Yâ Hayy! "Hû!"
Bu acı tebessüm,
Sabit gülümser hüznüm,
Ellerim sarktı,
Elimdeki ışık karanlığı süzdü..
Çıplak yerler,
Ey dilediğinde daraltan, kudretiyle her şeyi tutan Kâbıd,
İmtihanla rızkı kısan, sabrımızı ölçen Kâbıd!
Bazen bir kapı kapanır, ruhu bir hüzün kaplar,
Senin elindedir mülk, Sende gizlidir bütün sırlar.
Yâ Kâbıd! "Allah!" Yâ Kâbıd! "Hû!"
Ey mutlak Galip olan, her gücü alt eden Kahhâr,
Batılı mahveden, nizamıyla âlemi titreten Kahhâr!
Senin celalin karşısında, dağlar olur yerle yeksân,
Kudretine boyun büker, cin u melek, her bir insan.
Yâ Kahhâr! "Allah!" Yâ Kahhâr! "Hû!"
Ey her şeyi ayakta tutan, kâinatı nizamla donatan Kayyûm,
Rızkı bir mizanla kuran, mülkünde asla uyumayan Kayyûm!
Senin kayyumiyetinle durur arz, her zerre isminle yerini bulur,
Sana yaslanan her muhtaç kul, Senin sarsılmazlığında huzur bulur.
Yâ Kayyûm! "Allah!" Yâ Kayyûm! "Hû!"
Ey büyüklüğü tasavvura sığmayan, şanı her dilden yüce Kebîr,
Sonsuz hazinesinden pay veren, kapısında kimse kalmaz fakir!
Senin azametinle döner devran, her zerre isminle nefes alır,
Sana yönelen her muhtaç gönül, en büyük rızıkla şad olur.
Yâ Kebîr! "Allah!" Yâ Kebîr! "Hû!"
Ey lütfu hesapsız, keremi kâinatı aşan ulu Kerîm,
Azametiyle veren, kapısında mahlukat olan müstakim!
Senin cömertliğinle güler her çehre, her rızık bir nişandır,
Sana yönelen her muhtaç avuç, Senin şanınla şandır.
Yâ Kerîm! "Allah!" Yâ Kerîm! "Hû!"
Ey kusurdan münezzeh, pâk u bî-hemtâ Kuddûs,
Gönülleri nûruyla yıkayan, arıtan Kuddûs!
Biz günahla kirlendik, kapına geldik ey Rab,
Merhametiyle rûhu, zulmetten kurtaran Kuddûs.
Yâ Kuddûs! Allah! Yâ Kuddûs! Hû!
Ey en gizli dertleri bilen, lütfuyla her yarayı saran Latîf,
Rızkı sezdirmeden ulaştıran, gönülleri incelikle alan Latîf!
Senin lütfun bir yağmur gibi, sessizce iner her cana,
En imkansız kapıları açarsın, nurunla dolan bu cihana.
Yâ Latîf! "Allah!" Yâ Latîf! "Hû!"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!