Kendimi gördüm,
Küçüldükçe küçüldüm,
Dudak büktüm,
Yüksek sesle düşündüm..
Yaklaştı bir felaket hissi,
Öfkemiz içimizdeki hırsı köreltti,
Bağırtılara alıştırmıştım kendimi,
Çatlaklarda çubuklar gibi,
Reddetmeye imkân sağladım..
Bildiklerimi yüksek sesle,
Bulut güneşi örtmüş,
Kara bir leke gibi gördük,
Yanlışı hep afladım,
Dilimse mühürlü..
Acıyı servis ettik,
Elimle gözlerime gölge yaptım,
Arşın ilerisine bakındım,
Dudaklarımı oynatmadan fısıldadım,
Hafifti hava gibi sesimde cevabım..
Tebessüm parlak bir hâl aldı,
Cesaretim bir anda uçup gitmişti,
Pelerin gibi omzumdan sıyrıldığını hissettim,
Alçak sesle hatırlattım,
Meşum toz bulutları..
Rıhtım kapıları tıkamıştı,
Yavaşça gözlerimi açtım,
Sesim boğuk çıktı,
Yüzüm ıslandı nemli bezle sildim,
Kıvrılmış acıyla inledim..
Rüzgâr düşlerimi üfürdü,
Kelam şeriat ise, kambur kalır,
Dilim sivridir, Hakkı haykırır..
Susarak kör olmamı istediler,
Yaptıkları yanlış, yüzlerine vuruldu,
Öz evlatlarına, tavrı ihsan ettiler..
Olmamalıydı şeytana kul köle,
Fetvaları kulakları tırmaladı..
Kandırır insanları iki süslü sözle,
Allah namına vicdanlara kıydı..
Ölüyorken mazlumlar açlık susuzluktan,
Hatalarımın cezasını çekiyorum,
tövbeler kâr etmiyor, bak yine başımda,
musibetler hep etrafımda,
bir hata ettim, bin ah işittim,
bin iyiliğe hep sùkut edildi,
kelam ettim, yanlış anlaşıldım,
Pencereleri açtım,
Dinledim itirafları,
Bir tel örgü yüreğim,
Kavrulan bir fırtınayım..
Unuttum herşeyi artık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!