soğuk feryatlara dilenir mutluluk,
karanlık, hüzne hüküm sürer yalın vakitte,
kör olur diller,konuşamaz aşkın önünde,
engebeler sabrımızı yıldırdı,
her ismini duyunca,şahlandı yalnızlığım..
Samimiyet ölçüsü hüzne boğdu,
Arkasından gelen menfaat yükü,
Kaçtı hep kendinden insanoğlu,
Yaptığı kötülük sadece yakabildi cürmü..
Gözümden yaşları günaha armağan ettim,
Sırılsıklam günaha battım,
Dirildim de pişman olmadım,
Dertlerim omzumda merkeptim,
Umudumu kaybetmedim,
Çünkü Allah var..
Aklımı ziyarete gel,
Gerçek tesellüm yüzüme,
Verdiklerim yetmedi herşey sinsice,
Dilekçem teslim sineme..
Ellerim kelepçeli yüzüme..
Gözüm yaşı tuzları ilham,
Hüznümü dillendiren bu ahval,
Gördüklerim kadar görmediklerim,
Dilden dökülenler hep gönlü yaralar..
Huzurun insafsız nefesi kesildi,
Aynı giysiler altında saklı ruhum,
Yine hülyamı çürük ipliğe kurdum,
Kısacık vaktin esiri oldum,
Boşa ümitleri gönlüme koydum..
Maskeler yüz astarında saklı,
Bak buralar hep bataklık, ruhlar karanlık, her taraf anlık!
Zamanı sattık, ahlakı attık, vicdanı yıktık, dibe mi battık?
Gözleri kör, kulakları sağır, yükümüz ağır, geçiyor asır!
Kimse de bakmaz ardına bile, dillerde hile, kalplerde nasır!
Görüntü parlak, içi boş kovan, çıkara tapan, gemini kurtar!
Sosyal medya, sahte bir rüya, maskeli dünya, ruhunu yutar!
Toplum ahlakını çürüten sinsi bir el,
Sapkın fikir, sapkın bir temel,
Ağaç kovuğuna kuş için saray yapan bir medeniyetten,
Canlı ayrımı yapmaksızın vahşeti ilah yapan medeniyete...
İlah emri açık kısas hükmünde hayat,
Önce gölgesi sonra hüzün geldi,
Kan damarlarımda sabırsız sızladı içim,
Bu sancı ne menem illetmiş,
Dünyalar değil yalnızlıklar yıkıldı buruk içim..
Sabrı tesbih tanelerine sığdırdık,
Seçkin kalabalığın tam karşısındaydım,
Rüzgârda savrulan kuru yaprak gibi dağıldım,
Ölü cesetler çalındı,
Ateş yol gösterdi yolda kaldım..
Yıldızlar ışığında inceledim yüzleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!