"Sayısız Nimetler ve Arının Vahyi"
"Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalksanız, onu sayıp bitiremezsiniz" buyurdu El-Azîz,
Rabbin bal arısına vahyetti de, dağlardan ve ağaçlardan evler edindi, hayran kalır gözümüz.
Onların karınlarından renkleri çeşit çeşit bir şerbet çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır,
Kâinat O'nun o ince ikramına, o şifalı ve ulu rızık nizamına şahittir, yardır.
Her aklıma geldiğinde sarılıyorum
Gölgenle dans edip, avunuyorum
Utancı bilerek yaşamak korkunç bir his
Ruhumun içinde yankılanan o sessiz hapis
Huzur secdede,
Huzur küçülmekte,
Huzur Allah'a baş eymekte,
Huzur beş vakitte..
Bırak işi gücü namaz önce,
Hangi yüzle yardım istersin Allah'tan?
Namazsız Müslüman olmaz, uyan bu haptan.
Namaz kıl ey insan, bak vakit geçiyor,
Ömür dediğin kuş, elinden uçup gidiyor.
Huzur sec-de-de-dir, başka yerde arama,
Zaman beni yendi,
Kıvanç mı duyumlarım,
Saklanır şu arsızlar,
Nankörlük bu kadar mı arsız..
Görmeyi bilene yol çok,
ya günahlar olmasaydı,
Sevabın manası kalır mıydı.?
Sebeplere bir göz at,
Şehit olmazdı, savaş olmasaydı..
Koca dünyanın esiriyim,
Yorma idareyi mahluk,
Kader üstünde bir kader var..
Kader diyip köşeye çekilme,
Kader içinde iraden var..
Gafilane söz sarfettin,
İnsan kendini bu kadar özler mi..?
Unuttum sayende kendimi,
Bulandı aynada yüzler,
Ihanetiydi insanın kendisi..
Beni görebiliyor musun şimdi,
Nasırlaşmış hayatın aciz köleleriyiz ..
En çokta istediklerimizin kölesiyiz..
Ne isterlerse oyuz biz..
Ölüm gelene değin kukla olmuş aktörleriz..
Avuçlarım nasırlaştı,
Uzun yollardan geçiyordum,
Ben, kanımı damla damla süzerek veriyordum,
Yoğurmak utancı,
Tarz-ı selefe tekaddüm ediyordum..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!