Istırap paylaşılmadı,
Set çekildi arasına insanların,
Çaresiz bırakıldık,
Küçümsendi duygularımız..
İyilikler soğudu,
Öfkeyle boğuyorlar,
Ağzımda keskin bir bıçak,
Hırpalandı sinir buhranlarım,
Bu sahte sıcaklıklar beni ısıtmadı..
Kâbusları gerimizde bıraktık,
Tevafuk ekseri yakama yapıştı,
Gerçeği ne hazin, sözü acı,
Bilerek düştük pişmanlık pençesine,
Ve hâlâ bu yol kamçısı..
Açılan pencereden takılsa gözüm sana,
Durumumu te'vile kalkışır,
Te'vil ve itirazlara sapmak,
Isırıcı akşam rüzgarı,
Kendi iç alemiyle başbaşaydı..
Ruhunda kasırgalar fırtınalar kopuyor,
Aklımın çıkmaz sokağı,
Arşive kaçıp sığındım..
Ay ışığına boğulmuş geceyi seyrettim,
Hıçkırıklar omuzlarımı sarstı..
Ağaç gölgeleri çirkin ve karanlık,
Gözyaşlarımın casusu tenim,
Yalnız olduğuma karar verdim,
Gerçekler dikkat çekiciydi,
Çabucak etrafı kolaçan ettim..
Rüyâlarım aynı ipe diziliydi,
Yaptığımın acı tohumları,
Cinayeti ardından görünür kapının,
Ödedim kaybettiklerimin hesabını,
Bendeki kötü çocukla felakete yattım..
Değiştirmek zor muydu kaderi,
Eski beni dilendim Rabbim'den,
Asla kabul olmamıştı,
Hiçbir hakikât toprağa gömülmüyor,
Ölü bir sükût içinde..
Başka bir baharda çiçek açmak için,
Bastığın yerleri gül açar,
Nankörlük yapmaz sana,
Kibrini yumuşat insan,
Bu toprağın sözü sana..
Seni makberine almış düşünmez misin.?
Bağış eyle zaman, beni düşe,
Yıprandım yaşadığım hadiselerle,
Ne olurdu vakit olsaydı lehime,
Umutlar, hayaller hep kalır ya geriye..
Ölüm, kaldır beni topraktan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!