Ölüm başucumda duruyorum,
Bekçisi oldum seher vaktinin..
Vuslat yakın mı ?
Gözlüyorum umudumu,
Kararmış şafakta tökezliyorum..
Vicdanın alarmı çalıyor,
Duyan yok yine..
Sen hanımına gök ol.. :
O sana yer olsun..!
Sen hanımına ağaç ol.. :
Tercüman olsun kelimeler,
Yüreğimde saplantı hançer,
Kan durdurak bilmiyor,
Perçinleniyor yakıyor..
Bir ses olsun,
Istırap paylaşılmadı,
Set çekildi arasına insanların,
Çaresiz bırakıldık,
Küçümsendi duygularımız..
İyilikler soğudu,
Öfkeyle boğuyorlar,
Ağzımda keskin bir bıçak,
Hırpalandı sinir buhranlarım,
Bu sahte sıcaklıklar beni ısıtmadı..
Kâbusları gerimizde bıraktık,
Tevafuk ekseri yakama yapıştı,
Gerçeği ne hazin, sözü acı,
Bilerek düştük pişmanlık pençesine,
Ve hâlâ bu yol kamçısı..
Açılan pencereden takılsa gözüm sana,
Durumumu te'vile kalkışır,
Te'vil ve itirazlara sapmak,
Isırıcı akşam rüzgarı,
Kendi iç alemiyle başbaşaydı..
Ruhunda kasırgalar fırtınalar kopuyor,
Aklımın çıkmaz sokağı,
Arşive kaçıp sığındım..
Ay ışığına boğulmuş geceyi seyrettim,
Hıçkırıklar omuzlarımı sarstı..
Ağaç gölgeleri çirkin ve karanlık,
Gözyaşlarımın casusu tenim,
Yalnız olduğuma karar verdim,
Gerçekler dikkat çekiciydi,
Çabucak etrafı kolaçan ettim..
Rüyâlarım aynı ipe diziliydi,
Yaptığımın acı tohumları,
Cinayeti ardından görünür kapının,
Ödedim kaybettiklerimin hesabını,
Bendeki kötü çocukla felakete yattım..
Değiştirmek zor muydu kaderi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!