Kapıda Azrail heyhat,
Can talep eyler..
Günah yük omuzlarıma,
Gönlüme kahreyler..
Çaresizliğin ayak sesleri,
Haykırıyor son nefesi,
Herşey biter ya,
Sonra gerçek çalınır yüzüne..
Hüzün gözler,
Güneş buz adası,
Ay ve güneş suda saftı,
Çaresizlik gözyaşı,
Kuytu köşeleriydi aklımın..
Yolum yatağım,
Ustaca yaşlandım,
Toprak duvarlar yükseliyor,
Çaresizlik duygusunu oyaladım,
Kavisli ve kır siyah kaşlarım..
Çaresizliğimle yüz göz oldum,
İnsan güvenilir değildi,
Sırtı dayayacak duvar arandı..
Duvarlar harap oldu,
İnsanlar tek seçenek kaldı..
Farazi hisler,
Gece gündüzü örttü,
Morarmış çürük renginde gökyüzü,
Acımasızca sömürüldüm,
Dağ eteklerinde soğuk düş örtüsü..
Sessizlik hüküm sürdü,
"Taşın dilini bildin de, Yaratan'ın dilini mi unuttun?"
"Kibrin boyunu aşmış, bak aynaya profesör!"
Kürsüde bağırınca hakikat biter mi sandın?
Kendi dar pencerende, büyük bir yalanla yandın.
Yer kabuğunu ölçtün, kıtalar kayar dersin,
Düşlerim bir ok gibi günaha ,
Sabrım pişmanlığı zorluyor ,
Çare tövbe sonrası yine günaha,
Tekerrür eden yaşamım aynı sokağa atıyor,
Kavuşması imkansız bir düşteyim,
Şuan cehennemdeyim elimde günah,
Yaptığım maskaralık bana ithaf,
Film şeridi gibi yüzüme vurulur,
Şahitliği susturamadıklarım savurur..
Kötüsü kurtulamadık maziden,
Boş kafa, gür sada... (Haşmetli cehalet)
Deryayı görmemişsin, katrede boğulursun
Her kelamın bir zehir, kendinle yoğrulursun
Aynaya bakmazsın ama aleme mizan verirsin
Sıfır noktasında durup, arşa değdim dersin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!