Ruhları zehirledim,
Vücudum öfke saçıyordu,
Sesim sakindi,
Rahatsızdı duygum..
Gerçekler sansürlü,
Dehşetten yüzümde terler buz gibiydi,
Gözyaşlarımı tuttum zorlayıp kendimi,
Bilmeceler ve şaşırtmacalar sona erecek,
Bulacağız mezarı hakikâtte gerçek..
Çaresizce baktım gürültülü kahkahalara,
Kırılan cam parçacıkları gibiyim,
Kırıldım, dağıldım, parçalandım,
Yokluğunun tesiri beni boşluğa sürükledi,
Her anda yalnız kaldım,
Ismin kazılı her zerreme, her demde..
Yok sayıldı sessiz feryadım,
Her nefeste ciğerim yandı,
Sessizce kıpırdayan dudaklarım,
İçimdeki yaşam kıvılcımını uyandırmalı..
Gölgeler içimdeki perdeye düştü,
Seslere kulak kabarttık,
Öfkenin acısıyla kıvrandık,
Yüzünden okundu hayâl kırıklığı,
Ahlâk anlayışıyla savaştık..
Kurtulduk şeytani felsefeden,
Kendi lehçemle sözleri söyledim,
Karanlığın en yoğun olduğu an,
Aydınlığın en yakın olduğu andı,
Bense celladıma gülümsedim..
Hiddetim çığlığa dönüştü,
Mezarda bende dinlenebilseydim,
Artık ben de acıyla yorgun düştüm,
Çaresizliğin verdiği güçtü,
Sessizliği rüzgârın fısıltısı böldü..
Umutsuzluğum bulaşıcı,
Yüzünde kararsızlık okuyordum,
Dudakları titriyordu,
Alnı kırışmıştı,
Nefreti o kadar somurtmuştu..
Baktım ve adımlarımı şaşırdım,
Eski varlığımdan kuşkuya düşmedim,
Beni öylece bırak,
Sesi terk ettim,
Sessizliği terk ettim..
Kãbuslarımdan başka kimsem kalmadı,
Dudaklarımı ıslattım,
Dilim ucunda amansız sözcük,
Sessizlik uzadı,
Rahatsızdı uykusu ölümün..
Sesim kederle hafiflemişti,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!