evim evim
benim küçük evim
iki göz oda dört pencere
hep birini bekler gibiydiler
sedirin önünde kaneviçe kırlent
göz nuru dantel perdeler
dizim dizim gökyüzünde
göçüyor göçmen kuşlar
ayrılığın hüznü çökmüş dallarda
rengi ruhsarına yaprakların
küs bir sevgili gibi güneş
erken iner akşamlar
kederlerin falezlerinde
naçar kalmışım
tutunacak ne bir yer
ne yar var
tükendi tükenecek umudum
kartallar dönüyor başımın üstünde
babasının kucağında dün
vurdu Filistinli bir çocuğu
Auschwitz’de vurulmuş
bir yahudinin torunu
Anne Frank’ın hatıra defteri
t FIRTINADA RAHAT UYUYAN ADAM
bir ilk yaz günü
orak aylarından evvel
eli yüzü
ırgat yanığı bir adam
daha zalim değildir sevgilim
sırtlanların bile dişi hasretinden
yollarında söndü gözlerimin feri
sanki ölüm
yaşamaktan yakın şimdi
GEL
kulağımda annemin çağıran sesi
elimiz yüzümüz toz toprak
çekilirken sokağımızdan akşam güneşi
oyunlarımızın en güzel saatleriydi
kilit nedir bilmezdi kapılarımız
en derin
en maviyken gökyüzü
ılık esintiyken saçlarımda ellerin
bulutların üstündeyken
kartalların çıkamadığı
hiçbir şey düşünmezken….
bir yer deyin
bırakıp başımı gideyim
ama gittiğimi
demeyin bana
arkamdan gelmeyeyim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!