zalımdan zulümden
acından
bombalardan olümden
seni koruyamayan bizi
affedersen çocuk
İda kıyılarında akşam
eserken deniz yeli
ıslak mavi ve serin
fesleyen kokardı ellerin
güneş batmak istemez
dört değil
çok mevsimler yaşadım ben sende
kaç tanıdık kışlarda
alev alev yandı yüzüm
kaç dişi baharların
can suyu verdi dalıma
kaz dağlarında altın
toprağın
altında değil ey gafil
soluğundadır
o kıydığın ormanların
annem öldüğünde ben
kocaman adamdım
ağladım
gitmek istedim yanında
çocuklar dedi annem
hiç gitmemeli oraya
az kaldı yolum gittiğimden
yorgunum
n'olursun arada bir
çık gel bana çocukluğum
gün biterken olsun ki gelişin
sokağa bakan penceresinden
anormal
ne kaldı ki dünyada
kenarda köşede bir kaç
normalden başka
öyle yorgunum ki
şimdi köyümde olsam
avlu kapımızın ardındaki
o asmanın altına
bir güzel uzansam
tıpkı
bu ne tesadüftür ki
aynı yerde karşılaşıyoruz seninle her gün
hem de kaç kez
içimizde kıpır kıpır bir heves
sende bir telaş
bende bir telaş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!