Doğruyu ben,
Gerçekten bir sanırdım.
Meğerse doğru,
Bin bir çeşitmiş
Sözde insanlar eşitmiş.
Bir ışık hüzmesi gibi varlığım
Birazcık aydınlık sonra yokoluş
Meğerse bitermiş bitmez sandığım
Bir umut,bir çiçek, birgün de soluş
.
Sınıf öğretmeni ile birlikte öğrencilere aile ziyaretleri yapıyorduk. Çoktandır dikkatimi çeken bir öğrenci vardı, Bir gün onun sınıfına girerek, ona yönelip "Yarın size geleceğiz uygunsanız Mehmet diye usulca sordum.
Heyecanla kalktı yerinden “olmaz, dedi. Hayır olmaz. Kimse yok bizde hocam. Gelmeyin, sakın gelmeyin!" Bu ani tepkiye bir anlam veremedim. Ama sustum. Tamam, oğlum, başka zaman geliriz. Diye kapattım konuyu.
Günden güne içine kapanıyor, dersleri gitgide Kötüleşiyor ve üstelik birde zayıflıyordu Mehmet. İçim eriyordu Mehmet'in bu hâline. Bir gün Mehmet'i uzaktan takip ettim. Dalgın dalgın yürüyerek evine doğru gidiyordu. Bir mahallenin en ücra köşesine kadar geldi. Ortada eve benzer bir şey göremiyordum.
Çinkolardan kapatılarak yapılmış gayet küçük, kulübe vari bir yere doğru yöneldi Mehmet. Öyle ki kendilerini kaybettirmek için ve çaresizliğin zorunlu hallerinden dolayı bu kuytu köşeye sığınmışlardı sanki. Kulübenin içinden Elli, elli beş yaşlarda Olduğunu tahmin ettiğim bir kadın Çıktı dışarıya. Üstünün, başının durumu ve ev halinin durumu ne kadar zorlu bir hayat yaşadıklarını özetliyordu bile.
Ne zaman gökyüzüne baksam,
Yaşama hissi dolar içime
Çiçekler açar allı yeşilli
Bahar olur mevsimlerim.
Yine günlük güneşlik her yer
Merhaba senli düşlerin şehri
Mis gibi yokluk kokan zamanlarım
Aşırı aşk kokan anlarım
Umutsuz zamanların umudu
Kaç bahar geçti üzerinden sayılmayan
Peşinde koştu çocuklar filimlerin
Ağlamak bu kadar kolaymıydı?
Gülmeyi bana hiç sormayın.
Dökülüyor suratından sıvaları
Kahramanı eski masalların.
Hep sana dönüyoruz zamanla
Soluyor rengimiz,üşüyoruz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!