Birlikte köy evine giden dik yokuşa doğru oğlum ve beni evine davet eden köylüyle birlikte tırmanmaya başladık.Eve doğru yaklaşınca keskin bir hayvan gübresi içimize işledi.Evin önüne geldiğimizde bizi koca boynozlu inekler,sağa sola koşturan köpekler,gıdaklayan tavuklar ve durmadan ötüşen horozlar karşıladı.
Evin merdivenlerine doğru çıkmaya başladığımızda evin altında sürekli meleşen keçiler ve gıdaklayan tavukların bizleri şaşkın gözlerle takip ettiğini gördük.Evin merdivenlerinin kenarlarına yığılmıs gübre torbaları ve oraya buraya atılmış ayakkabılar sanki bize bakıyordu.
Ayağımızda ayakkabılarla evin içinden balkona doğru yol aldık.Her köşede birer sedir ve her sedirde yıllardır temizlik yüzü görmediği halinden belli olan minderler vardı.Yerlere serili
Olan ve temiz olup olmamasının hiç önem taşımadığı kilimler ve kesilmiş halı parçaları çok rahat bir şekilde varlıklarını idame ettiriyorlardı.
Yine evlerdeyiz.Bir ayı geçtin süredir ne olacağımızı bilmez bir halde evlerdeyiz.Bütün ümidimiz bu talihsiz ve korkunç virüsün bizi teğet geçmesi.Bu nasıl olacak?
Şu anda umudumuz evde kalıp kimseyle temas etmezsek ve ellerimizi yıkar,maskemizi takarsak,izole edersek kendimizi tünelin ucunu görürüz diye umuyoruz.
Ya hayat,ya psikolojimiz ne oluyor?Hangi dramları yaşıyoruz.Buna da katlanmak zorundayız,neden mi?Sonunda bu hastalık yanılgısına mazhar olmayız diye umuyoruz.
Aslında evde durmak,dinlenmek gibi geliyor ilk başlarda,daha sonraları amaçsız birer penguen gibi sağa sola yalpalamaya başlıyoruz.Kitap mı okunmalı,okuduk.Fılim mi seyredilmeli,seyrettik.Sohbet mi edilmeli,ettik.
Şimdi hangi gündemin
Son satırısın sen,
Hangi kapının son kilidi.
İçimden neler geçiyor
Yağmurun da gözyaşları kar olur
Acep bizim hallerimiz ne olur?
Soran olmaz bir köşede kaybolur
Terk-i mekan edilir miyiz bilmem!
Belki bir şeytan üçgeninde,
Güneşliyor kader.
Hangi çiçeği
Nerede yolacağım diye.
Belki beni bekliyor,
Saçlarının,
Yere düşen gölgesini severdim.
Değişmezdim hiç birşeye,
Sürmeli gözlerinin bakışlarını.
Sicim sicim bir yağmur yağsa,
Gürül gürül aksa sular derelerden.
Sığınsak bir evin saçağına üşümesek
Buğulansa nefesimizle camlar,
Gözün sevem benli dilber,
Beni bir kez sor desene.
Nazlanma dur,dur beri gel
Hadi bana yar desene.
Ben şu garipler rıhtımının,
Bir garibiyim.
Sen uzakta mutlu insanların
Mutlu ülkelerin çiçeğisin.
Ben yoksul,ben kendi kendime
Nasıl bir hayatın içine düştük
Dostların, düşmanın hiç belli değil
Doğruyu söylerken yalana düştük
Yalanlar,doğrular hiç belli değil.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!