Şimdi hangi yana baksam
Portakal çiçeğisin nefesimde,
Sonbaharın yaprak dökümü
Yeni evliydi ziya hoca. Karalık’ta bir ev bulmuştu. Ev uzaktı ya, okula olsundu." Kadı kızında bu kadar kusur olurdu “diye teselli buluyor, okuluna her gün yürüyerek gidip geliyordu.
Gözü bir araca takılırdı her gün hocanın. Reno marka beyaz bir araçtı bu. Komşu evin önünde, öylece süzülüp dururdu.
"Allah’ım hiç bir şey istemem senden, böyle bir arabam olsa yeter diye "Ziya hoca, her gün dualar ediyor, yayan okula gidip geldikçe yoruluyor, yoruldukça böyle bir arabayı daha da çok istiyordu.
Zaman dibine düştüğünde
Gölgesi silinmez bilesin
Yaşanan günler geçtiğinde
Geriye gelinmez bilesin
Ne gönüller bağlandı yüreğin sızısına
Hayat hergün bahardı gençliğin arzusuna
Dönüp durduk dünya da hepimiz yana yana
Güldük mü? Ağladık mı? biz bunu bilemedik
Benimde gecelerimde
Sabahlar olmazdı
Benimde vardı
Bitmesin dediğim
Hürriyetin kervanı,
Al götür beni.
Ben çoktan şu kuşların
Uçuşuna hasretim.
Beni bekletme eylül
Beni bekletme!
Daha çok,
Yaprağım var sararmış
Bütün sevinçlerimi
Bağladım birbirine
Topladım gülmeleri
sürekli gülsün diye
Aslında hayâl gibi geliyor yaşadıkları insana. Bu nasıl olur?dediğimiz pek çok şeyi,şaşkınlıkla yaşıyorıyoruz mesela.
Var olup, yok olanları, varken hiç yok olmayacak gibi yaşayanları görüyoruz örneğin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!