Adnan Deniz Şiirleri - Şair Adnan Deniz

Adnan Deniz

Kendime hapsettiğimde yalnızlığımı
Bir ben üşüdüm kimse görmedi.
Çekingen ve boynum büküktü!
Kimse görmedi ağladığımı....
Kimselere şikayetim yoktu
Sessizdim ve bir ben vardım

Devamını Oku
Adnan Deniz



Kaptan,
Bir ciğara versene...
Bugünde yakacağım,
Ciğersizin birini.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Bir kış günü indim
Sırtımda kar yumağı
Sizin evin şimdi
Alt köşesindeyim.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Bir kış günü indim
Sırtımda kar yumağı
Sizin evin hemen
Alt köşesindeyim.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Ne mutlu diyecek çok şeyler vardı
Yazık ki onunda içi boşaldı.
Dertlisi dertsizi herkes ağlardı,
İnsanda ne yazık duygu kalmadı.

Devamını Oku
Adnan Deniz

Göklerde uçamayız
Kanadımız yok!
Bizlere hiç kanat takılmadı ki
Hala ısırgan otları bitiyor
Ruhlarımızda
Bizlere hiç nadas yapılmadı ki

Devamını Oku
Adnan Deniz

Dönüyor gökte can'ım,
Durmaz kanatlı hisler.
Nerde benim dermanım
Kandili yaktı sisler.


Devamını Oku
Adnan Deniz

Ben yalnız ben değilim
Bende çok kişiler vardı
Her biri çekti gittiler benden
Her birinin bir izi kaldı.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Bir sigara izmaritiyim
Yere atılan.
Kaçıncı çiğnenişim
Üstümden geçen ayakların.

Devamını Oku
Adnan Deniz




Askerde çavuşların nöbet tuttuğu günlere, kolluğun ve kıllığın günü derlermiş.
İşte o Gün, öyle günlerden bir günüymüş, Hasan çavuşun. Tek tek kouşları geziyormuş. Öylesine titizmiş ki sormayın. Bütün askerler uykudaymış. Ama bir kouşun ışığı yanıyor, içeride kâğıt oynuyorlarmış. İçeri girmiş Hasan çavuş; Tok bir sesle "Kaldırın kâğıtlar burası peygamber ocağı “diye gürlemiş. Ama kimse aldırmamış. Çok kızmış Hasan çavuş. Bir hışımla çıkmış gitmiş kouştan. Sanki ben size biliyorum der gibi hali varmış. Doğruca nöbetçi amire arz etmiş bu durumu. Doldurmuşlar askerleri çipe, olay yerine varmışlar. Komutan içeriye girince, üçü ayağa kalkmış askerin, bir kenara çekilmişler. Ani bir durum yapmış Asker’in bir tanesi, Cebinden bir jilet çıkarmış, doğrayıvermiş, kolunu kanadının her yanını. Her taraf kan, revana dönmüş. Komutan sakin bir halde Çemremiş kollarını ve yermisin, yemez misin diye jiletçiyi iyice dövmüş. Üstü başı kan içindeymiş jiletçi Er’in. Komutana da bulaşmış onun kırmızı kanları, komutanın üstü başı betermiş. Alıp götürmüşler jiletçi Er’i kodese ve bir daha görünmemiş.
Bir zaman sonra ranzada yatarken Hasan çavuş, sağına bir dönmüş ki, yanındaki ranzada jiletçi yatıyormuş. Çok şaşırmış Hasan çavuş. Jiletçi elinde bir jilet tutuyor, Hasan çavuşa ters ters bakıyormuş. Çok korkmuş Hasan çavuş, iyice başına kadar çekmiş battaniyeyi Amacı, Jilet atarsa jiletçi, hiç olmasa yüzüne gelmesini önlemekmiş. Tehdit etmeye başlamış jiletçi, Hasan çavuşu. Uykusu tamamen kaçmış Hasan çavuşun. Hafifçe değdirmiş, jiletini battaniyeye jiletçi. Hasan Çavuş çaresizce, yalnızca bekliyormuş.

Devamını Oku