Ey kalleş zaman,yaz beni de defterine
Nasıl siliyorsan sil, attığın gibi karalayıp.
Ben bir zerre tutunmuşum yelkovanın uçlarına
İster silkeleyip at, ister boz bütün saatlerini zaman.
Saçlarıma bakıp deme yoruldun
Gözlerime bakıp sorma ne oldun?
Neyi aradıysam onu ben buldum
Hesabını sorma faili sensin.
Sanki
Hiç ölmeyecekmiş gibi,
Ümitle parlıyordu gözleri.
Yüzünden okunuyordu,
Mutluluk belirtisi
Kaç şiir dolusu
Boça ettin içime?
Kaç şiir kokusu
Üfledin yüzüme sen?
Kaçıncı töbem,
Tir tir titriyordu çocuk, bir çığlık kapladı ortalığı. Çocuğun Annesi doktooor, diye bas bas bağırıyor, ümitsizce bir çare arıyordu. Cepte para yok, evde koca yok, çocuğu doktora götürecek araba yoktu. Yol bilmez, yolak bilmez, doktor bilmezdi. Kaptı çocuğunu kucağına yalın ayak, baş kabak düştü yollara Fatma Ana.
Sora sora Bağdat bulunurmuş derler, her derdin bir çaresini verirmiş Huda. Fatma anne doktoru buldu sonunda. Doktor iyice yaptı muayenesini, yazdı ilaçlarını ve dedi ki saplıcan senin oğlan. Satlıcan ya da zatürre tıp dilinde iyi biline.
Ne bilsindi Fatma Ana zatürreyi satlıcanı. Yeter ki iyi olsundu oğlunun biricik canı. Para dedi, borcum ne kadar doktor bey,
Sekreteri istedi parayı. Yokladı ceplerini Fatma Ana, cebinde beş para yoktu. Daha ilaç alacak, onu beslemek için yiyecekler alacaktı.
Parmağından yüzüğünü çıkardı Fatma ana, uzattı doktoruna.
Bir kırlangıç kuşu gibi büyüttü yavrusunu ıraz bibi.Hem yuvadan uçacağını bile bile,hem geleceğine el sallayarak büyüttü Gonca gülünü.
Evden çıkarmadı mesela.Ona bütün örfünü
Adetini öğretti.En küçük yaşından başlayarak
Ona ceyizler yapmaya başladı.Bir yandanda Gonca Gül yapıyordu oyalısını,tülbetini.
Lal eyleme gönül beni burada
Bırak beni ulaşayım murada
Mecnun gibi atma ordan oraya
Gitme kimselere, yalnız onun ol
Her gün işe giderken görürdüm onu. Elinde bir süpürge o kadar itina ile Mahallenin parkını süpürürdü. Gayet ciddi tavırlarla işini yapardı.Belediyede çalışan bir temizlik işçisi desem, değildi. Çünkü üzerinde belediyeye ait herhangi bir kıyafet yoktu.
Onun o kadar görevine düşkün oluşu ve çok güzel temizlik yapışı o kadar hoşuma giderdi ki, nerdeyse içimden gidip onu tebrik edesim gelirdi. Yine öyle günlerden biriydi. Adamı sırılsıklam ter içinde ve yorgun bir şekilde gördüm. Yanına doğru yaklaştım. Ama adam elindeki süpürgeyi at gibi yapıp, üzerine binerek deh deh diyerek hızla kaçmaya başladı. Çok şaşırmış bir halde donup kalmıştım. Sağa, sola bakınırken yakındaki esnafın biri yanıma yaklaşarak, "Hocam dedi.O gördüğün adamın belediyede çalışan bir oğlu vardı. Oğlu vefat etti. O günden beri kimselerle konuşmaz ve oğlunun belediyedeki park temizleme işini yapmaya başladı. Her gün oğlunun yerine temizlik yapar ve çeker gider dedi. Ama oğluma bir laf gelmesin diye bütün her tarafı temizler. Yıllardır üşenmeden, yorulmadan çalışır, kimseyle konuşmaz dedi. Galiba delirdi, diye de ekledi".
Uzaktan bakıp da yanlış değerlendirdiğimiz
İnsanların neler çektiğini biraz ilgilenince
Anladığımız gerçeği ile bir daha daha bir daha
Bir güzele gönlüm tutsak,
Bırak diyorum bırakmıyor.
Adı nedir varıp sorsak
Sorak diyorum soramıyor.
Ceylan sekişlerinle,
Dokunma gönül yarama.
O ürkek bakışlarınla
Bende geçişini arama.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!