Bu gün seni çok arıyorum,
Öyle çokki anlatamam.
Kumral saçların,
Kahve gözlerin geliyor aklıma
Gülümsüyorum.
Günaydın,
Ödünç aldığım yaşam
Günaydın
Insan kardeşlerim.
Laf -Igüzarda olsa söylenenler
Olabildiğince mutlu
Bu kadar zor günlerinde yaşamın
En güzel faziletse gülümsemek
Hadi elma çiçeği
İnadına günaydın de
Çok şey istemek aslında çok şeyi kaybetmek demektir.Güzel bir günün sabahında bütün çiçeklerin kokusunu duymadan yaşamak,kuşların cıvıltısını hissetmemek,Bir canlıya günaydın diyememek,samimi duygularını biriyle paylaşamamak ne kadar kötü biliyor musunuz?
Gökyüzüne bakarak mırıldanmak,ağaçların selvi boylarında kaybolmak,sonsuzluğu var iken yaşayabilmek ne güzel.
Ne güzel karşılıksız sevmek,gülümsemek,yüreğine dokunmak sevdiklerinin.Ne güzel birşeyleri paylaşmak,güldüğünü görmek ağlayan birisinin.
Neler kaçırıyoruz bir bilsek.Adımlarımızın
Yollardan mahrumiyetidir yürümemek,Hep rahat olayım diye tıka basa yemekler yemek
Çok güzel bir ülkenin en güzel yerinde yaşıyoruz. Güneşin, yaylanın, ürünün bol olduğu ve kimsenin aç kalmayacağı yerdir Çukurova.
Her an aktifliğin, bahar aylarında göçerlerin sürekli devinimlerinin olduğu yerdir kozan.
Sımsıcak dostluğun, samimi arkadaşlığın, olduğu gibi görünmenin Gardaş olarak algılandığı yerdir Adana.
Bazen bizler hayat karmaşası içerisinde var olan güzellikleri görmeyen gözlerimizin olduğunun farkında olmayız. Nedense güzelliklerin kıymetini bizler hep kaybedince anlayabiliyoruz. Kaybetmeden güzelliklerin farkına varabilsek ve onların değerlerini bilebilsek ne kadar hoş olur değil mi?
Ekranlarda Kozanla ilgi güzel görüntüler dönüyor. Dağılcak ve kozan barajı olanca güzelliği ile gülümsüyor. Yemyeşil ormanlar, Dağılcaktan Tufanbeyli’ye doğru giden yol güzergâhında adeta yemyeşil bayramlığını giyiyor. Her taraf Mis gibi çiçek kokularıyla doluyor ve tertemiz bir oksijen havasını teneffüs ediyoruz.
Kozan kalesi yeşillere bürünmüş, Yıllara meydan okuyan kalenin burcunda sürekli anlatılacak hikâyeler alaca kuşlar gibi dönüyor. Hangi yöne dönsen yeni güzellikler ama onu görebilecek gözler lazım.
Ben güzellik taşırım heybemde
Bilen bilir gönlümden geçenleri
Yoktur düşmanım benim
Cila çekerim, geceden geceye
Yüzüne düşen kirpiklerinin gölgesi, sıfatına başka bir anlam katıyordu. Eğer güzelliğin somut bir tarifi olsaydı"işte güzelliğin tarifi bu" denilebilirdi . Ancak zamanın bölünmüş anlarında mahzun kalan o güzellikten başka bir zamana doğru herhangi bir eser kalmadığını görmekte mümkündü.
Geçmekte olan her günün, insanların bünyesinde oluşturduğu kişilere bakış açısının bazı zamanlarda
Var olduğu düşünülen bu güzelliği birden ortadan kaldırdığını görmek hiçte şaşırtıcı değildi.
Ey üstümden geçen
Koca boran kış,
Ey yüreğimin ince sızısı.
Yine ağlamsı bulutların,
Nar çiçekleri açmış bahçemizde
Haberin var mı?
Yeşil yeşil erik ağaçları,
Yeşil yeşil elmalar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!