Zaman hüzmesinden bir katre hüzün
İçinde varlığın yaşantı sözün
Devirden devire yansıyan yüzün
Katmerden katreye götürür bizi
Saçlarını tarumar
Etsede deli rüzgar
Olmasanda yanımda
Bana gözlerin yeter
Yağmur damlalarının suyun üzerine düşerek oluşturduğu kavisler, bizlerin yaşantısındaki gelgitlerin sanki birer göstergesi gibidir.
Bazen farkında olmadan gözlerimizden düşen birkaç damla gözyaşının neler anlattığını hiç kimse anlayabilir mi?
Kim inanırdı ki bütün dertlerin bir damla gözyaşının içine sığabileceğine; kim bilebilirdi ki yüreğin en acı feryadını bir damla yaşın temsil ettiğini?
İyi bakın, o akan gözyaşlarına…
Gri renkteydi ölüm anlaşılmayan,
Her mezar sonrası herkes trende
Ölü etlerinde çiçek açarken tılsımlı
Sanırsın her şey yerli yerinde!
Ve yine kıyamet kopar küçüğünden
Ve yine sen yanarsın.
Benim tuttuğum dalı,
Her kim koparıyorsa,
Yürüdüğüm yolları
Bilipte yarıyorsa...
Gidin söyleyin ona
Bu yol elbet bitecek
Yaşar beyin yaşı elliyi aşmıştı. Yaşar beyde her şey vardı. Para, pul, ev, araba, yazlık ama ne yazık ki yıllardır içinde uhde olan, gençliğinde yaşayamadığı hayalleri vardı. Ne yapıp, edip Bir genç sevgili bulacaktı. Beren, henüz on sekiz yaşında genç ve güzel, fakir bir ailenin kızıydı. Kendinde eksik olan maddiyatı aramaktaydı.
Bir gün Beren ile Yaşar'ın yolları bir eğlence mekânında kesişti. Yaşar bey, hemen kızın güzelliğine vuruldu. Zaten hazır bir şekilde böyle bir ortamı bekliyordu. Beren, zenginliğin nimetlerini hayal ediyor, hemen bu ortamda Yaşar beyin ihtişamından etkileniyordu.
Gizli gizli görüşmeye başladılar, her şey iyi gidiyordu. Kişide birbirinin eksikliğini böylece gideriyordu.
Gel zaman git zaman, her şey iyiydi ama Beren, Yaşarın ortamına giremiyordu. Hep iş konuşuluyor, hepsi heyecanlarını paraya harcıyordu. Beren, genç dinamik ve sportifti. Aşarı pasif buluyor, yeni eğlencelere gençlerle akmak istiyordu. Yani Yaşar, Beren’e Ayak uyduramıyordu. Ama çıkar ilişkileri onları Birbirlerine bağlı kılıyordu. Ne bir aile olabildiler ne de birer eş olabildiler. Metres hayatı gibi bir hayatı yaşamaya devam ettiler. Ama bu ilişkiyi sürdürdüler.
Yaşar Bey’de para suyunu çekiyordu. Beren, ha bire harcıyor, harcıyordu. Flaş etti sonunda Yaşar Bey, Beren, geriye hiç bakmadan kürkçü dükkânından tüydü.
Yalnız kalmıştı Yaşar Bey, hem de beş parasız ve yuvasız kalmıştı. Eşinden ayrılmış, Beren uğruna, çocuklarını bile bırakmıştı. Kimse yüzüne bakmadı Yaşar Bey’in, kimse ona kulak asmadı. Bir gün Çekip gitti Yaşar Bey çok uzaklara, fakir ve fukaraydı. Bir daha onu gören olmadı. Beren'e gelince hiç mutlu olamadı. Para uğruna gençliğini yaşayamadı. Yaşı hızla geçi geçiverdi. Kimse yüzüne bakmadı. Zaten güzelliği de kalmamıştı. Beren, baba evine sığındı. İtildi, kakıldı baba evinde, hiç mutlu olamadı. Sonunda içinde bulunduğu durumu kabullendi. Sessiz sedasız çekildi bir köşeye, kırklı yaşlarda bir kısmet buldu. Beren, İstemediği bir hayatı yaşamaya koyuldu. Davul dengi dengine vurur dedi, kızın babası. Bu sizin ki ders olsun, sizin gibi hayal kuranlara. Bu çok büyük bir dersti, bu dersi anlayanlara
Güneşin ısıtır, yeni gün doğar
Karşımda ben seni gördüğüm zaman.
Gönlüme büsbütün güzel his dolar
Uzaktan sen bana güldüğün zaman.
Bir gülümse bana yeter,
Sen bendesin canla ciğer
Sen olmazsan benle eğer
Canım dünya boşa döner.
Bir sen geçtin bu gönlümden güzelim
Leylak koktu saçların burdan geçti
Hem ebedi hem ezeli benimsin
Bitmez sana bu yüreğin sevgisi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!