Bir selamın kaldı bende, unuttun!
Dönmeyeceğini hiç söylemedin ki.
Sen benim içimde bitmez umuttun,
Beni sen hiç böyle eylemedin ki.
Yollara göz diktim, seni bekledim.
Türk'ün özüne yazılan
Bir islam kenti istanbul
Dalga dalga bayrak,
Dillerde bitmeyen duamızsın.
Sokak lambalarının her yanışında,
Her sabah güneşin uyanışında
Terk etmeden benim yanı başımda
Yalnızlık, o sensin seni tanıdım.
Mevsimlerden yaz 'mıydı,
Kış 'mıydı
Bilemiyordum.
Sen ki leyla
Cayır cayır
Sen, beni yakıyordun.
Lütfen başımın üstünden
Gidin kuşlar,
Bugün misafirim var.
Mavileri bırakın lütfen
Yapılan bütün iyiliklerin başka bir menfaat uğruna satılıverdiği dünya. Ahlaklının, ahlaksızın sezilemediği, kimsenin kimseye güvenemediği ve herkesin yalan dünya diye güya dalga geçtikleri dünya.
Meğer sen neymişsin! Nasıl bir güç’ün var senin anlatsana… Büyük nutuklarda, sohbetlerde, vaazlarda dillerden düşmeyen doğruluk! Senin suçun ne? İnsanlarımı nankör yoksa yanıldığımız bir yerler mi var. Acaba doğru ve güzel olan şeyler mi değişti? Dost ve düşmanlar mı?
Söylesene dünya, biz kimseye güvenemeden mi yaşamak zorundayız. Biz kadir-kıymet bilmeyen insanlar mıyız? Söylesene dünya bu nankörlük niye? Hem kısa bir an olan ömürü yaşamanın herkesin hakkı olduğunu söylerken dilimiz, niçin her şey bizim olsun diye insanları çiğnemek için büyük uğraş gösteririz?
Hem yaratana bağlı olan gönlümüz var derken, gönül hanemize yanlışlar neden yazılıyor? Neden kimseye hoşgörü ile yaklaşamıyor, başkalarını neden kıskanıyoruz? Bir an ‘’ufacık bir menfaat için neden virgül gibi eğiliyoruz’’
Neden dünya? Neden bu insanlar bu kadar bu kadar birbirini çekemezler? Nedir paylaşamadıkları şey? Niye alın terinden kaçar oldular? Bu kadar mı zor doğru olmak, namuslu olmak ve alın teriyle yaşamak.
Ey dünya! Kimi suçlayacağız söylesene… İnsanlar artık hiçbir şeyi umursamıyor. Günlük yaşıyorlar ve ayakta kalmaları yeterli kendilerince. Ayakta kalmak içinde her şeyi yapabilecek seviyeye gelmişler. Değerlerin basamak hanesi çoktan düştü. Ey dünya, gelişmek ve modernleşmek acaba geriye doğru gitmek mi oldu acaba?
Koldun kanattın,yoldun yolaktın
Sonunda kendini mum gibi yaktın
Denizdin ovaydın,Fatih'din saraydın
Sen gül'sün dedin dur ben solayım.
Kırık dökük bu hanemin
Köşetaşı sen olaydın
Bahçemizde gül, yasemin
Yaprak tacı sen olaydın
Salınaydın salon salon




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!