Kavuşmanın hayaliyle yaşıyorum ey misk-i amberim
El dünyayı, ben seni isterim sevgili Peygamber'im
Seni senden alan her aşkı gül mü sandın?
Aşk yanmaksa sen sevgiyi kül mü sandın?
Her aşk bir gün biter, sevgi seni terketmez
Vefalıdır her sevgi, aşkla bir mi sandın?
Sevmesen de olur gülüm, gülerek bak yeter
Sen yanmamış olsan da, gönlümü yak yeter
Kurak toprak üstünden süzülen su misali
Damla damla yüreğimden usulca ak yeter
Her sevilen sevmez, her seven de sevilmez
Her seven bilirim sevmeyi dese de bilmez
Dünya dediğin sihirbaz önce herkesi uyuttu
Sonra da genç yaşlı demeden hepsini yuttu
Nerdesin gülen yüzüm, nerdesin neşem
Sizi bir daha görmemektir endişem
Yüzümü solduran ölümü çok andım
Ölüm gelmeden ölüp dünyada yandım
Güneşten, yağmurdan, kardan soğudum
Anadan, babadan, yardan soğudum
Yokluk içinde yokluk çekerim de
Ben yokluk içinde vardan soğudum
Güneşten, yağmurdan, kardan soğudum
Dinin suçu yok, dindardan soğudum
Varlık içinde yokluk çekerim de
Ben yokluk içinde vardan soğudum
Namerde değil, mert olana sor beni
Ekmeği aşı, kert olana sor beni
Sevdalara düşmeyen ne bilsin derdi
Aşkı ömrüne dert olana sor beni
Önce umut verilir
Ardından gönül
Sonra unut denilir
Sorma ey gönül
Umutlarım dökülür




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!