Ey insafsız yar!
Bu kaçıncı dağdır senin için aştığım
Kalmadı uğruna vuruşup savaştığım
Ey vefasız yar!
Vefa verdim, cefa gördüm
Eller sanır sağ gezerim
Bahar varken kışı gördüm
Yalın ayak yol gezerim
Emek verdim varlık gördüm
Ölüm en soğuk gerçek, dünya ise yalandı
İnsan, gerçeği boş verip yalanla oyalandı
Verdiğim emeği, boşa çevirdin
Ben uğraştıkça sen, başa çevirdin
Mevsim bahar iken, kışa çevirdin
Bizi güldürecek sen misin dünya?
Bütün ocakları, yaktın kül ettin
Dünya dediğin ahirete nispeten zevki anlıktır
Kanma dünyaya, neticesi ebedi pişmanlıktır
Helalinden yaşarsan belki terkedileceksin
Allah seninleyse korkma, yalnızlık sultanlıktır
Terkeyledi canan beni, o anda yandı gönül
Cehennemin sabahına birden uyandı gönül
Dayanamam zannederken ayrılığın narına
Döneceğin umuduyla ancak dayandı gönül
Öyle bir yan ki, yanmayan bir yürek varsa da yansın
Yanan her yüreğin feryadı gazap için arşa dayansın
Zalimi o gazapla yaksın Allah, yanan mazlumlara inat
Sonra zulme sessiz kalanları yaksın, haykıranlara inat
Ben hep yanındayım yalanına hep şunu derim
Yalnız geldiğim yalan dünyadan yalnız giderim
Gün gelir ne dua edenim kalır ne hatırlayanım
Bir yanım kara toprak, taş duvarken bir yanım
Hayat acımasızken, bana dayanmak düştü
Ey acınası gönlüm, sana da yanmak düştü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!