Bir kırlangıcın kapması gibi sineği havada,
Bizim de bin bir rayiha yakalar burnumuz.
Bu dersiniz, yaz gecesi esintisi kumsalda;
Denizden yükselen yosun kokusu ve tuz.
yeni bir sayfa açtım
belki girer diye her şey yoluna
kaygılar, kayar
içimin boşluğundan bir anlık
bir kuşun havalanması gibi
Adımı bilmesinler,
Diyesim kalsın yeter.
Benden de birkaç dize,
Yerini bulsun yeter.
Şairlik şöyle dursun,
Geçerken çocukluğumu düşürdüm,
Gördünüz mü?
Sırılsıklam bir yalnızlık yağmurundan kaçarken...
Dilimin ucundaydı,
Sözcüklerimin arasında,
Gelir, yoklar arada,
Unuttum sanırsın.
Sınar boşluğunu, anlarsın;
Yok, gitmemiş, orada!
Kasım’dır can üzen, zor aydır bize;
Yürekler andıkça, yandıkça sitem.
Dünya’dan yakınma, ah ediş güze;
Sanırım sürecek döndükçe sitem.
Ağacın gözyaşı yapraktır bu ay,
Geçip gider senin geçmez bildiklerin
Bulutlar, şarkılar, hevesler...
Ve dahi güllerin savulduğunu görür,
Düşüncelerin bile değişir zamanla
Soğur yaşamaya tamahkâr yüreğin.
İzmir bu, gönüllerde sevda rüzgârı;
Körfezi kıvrıla kıvrıla dolanıp gider,
Denizle dudak dudağa sahil yolları...
İnsanı kışkırtır, aklından eder;
-1-
Geniştir kanatları
Ve uzar aydınlığında göğün
Duru mavisine boyanır
Bir çırptı mı görün
Motorunda yüzlerce at
Koşturan bir otomobilin
Taktığı görünmez kanat
Uçurup bizi sabahtan
Kondurdu Aydın ovasına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!