Özetle söylemek gerekirse:
Toprak, kendini tanır
Su, yolunu bulur
Aklını karıştırsa da
Kar toplayan güneş
Alt tarafı kuş demeyin
bir erinç istersin
gelsin, sarsın içini
salınıp dursun sularda
balıkçı teknesi gibi
Umut ısmarladım
Yürekli bir şarkıya
Gözyaşından sonraya
Kurut ısmarladım
Geçip gidelim olur,
Ölüm orda dursun.
Orda dursun insanın zulmü, ıstırabı...
Ayaksız ayakkabılar,
Çerçevesiz hatıraları...
Üşüsün annelerin yavruları enkaz altında,
Gökyüzü aydınlığı, deniz dibi
Çoğaltır ışığını ve güzelleşir dünya
Yaşıyor olmanın zevki
Kalbe iyi gelir şimdi
Çelik gibi bir irade,
Pamuk gibi bir iman;
Vücut bulmuşsa,
Eriyip her yürekte...
Ve Mustafa Kemal gibi bir başkumandan
Harika bir yalnızlık biçildi senden bana içinde keşke yok
Bahar dalı gibi açıyorum acı çiçeklerimi yüksünmeden
Bir gün buzlar erirse sular yükselirse diye bekleyemem
Ben yokluğunu dolduran bir yalnızlıkta mutlu yürüyorum
Her kapanmış kapının açılma umudu vardır benim yok
Ölüm, senden bir ricam var;
Gelirken usul gel!
Etrafa duyurmadan...
Misal, yatakta uyurken
Ağaçlara düşen yangını görmelisin
Yazdan eylüle
Yapraklara yürüyen renk cümbüşünü
Usul usul
Yamaçlara yağan
Gün ışığı örtüsünü güzün
Sen yürü git yiğidim, ardınca gelsin beşer!
Bu coğrafyada pişer irfanın has ekmeği.
Ahlâkına kondurma tek leke, artık yeter!
Kalk ayağa, yürü git; vur zillete tekmeyi!
Böl, taksim et, kolay yut! Küçük lokma hesabı...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!