Bana yazdığın o ilk mektupların
Şimdi elimde; okuyorum, tek tek
Hece hece, bir solukta, gizlice
Seni sevdiğimi bilmesinler diye!
Sen yoksan, gözüm yok cennette bile
Sen, siz kavramından yola çıkınca
Olanlar oldu, sensiz kaldım!
Sensizliği yaşamak zorunda kalmaklada
Sanırım, ağzımın payını yeterince aldım!
Seni tanıdığım günden beri,
Sensizliği göze alamadım.
O gün bu gündür de; ben hala,
Hem sağır, hem dilsiz, hem de körüm.
Böyle olacağını bilseydim,
Bir gün sahilde gezintiye çıktım,Geri dönüşte şehrin yabancısı olduğum için yolumu kaybettim.
Sahilden epey uzaklaşmış olmama rağmen, hala yürümeye devam ediyordum. Her yer gittikçe ıssızlaşıyordu. Ev falan gözükmüyordu.
Geri dönecektim, fakat içimdeki bir his kuvvetle beni ileri gitmeye zorluyordu.
Daha fazla tereddüt etmeden ucsuz bucaksız ıssızlığa doğru yöneldim. Hava da artık kararmak üzereydi. Birden hayretler içinde kaldım. Karşıma saatlerden sonra bir villa çıkmıştı. Acaba bu neyin nesiydi?
Eşini ve işini seven insanın
Sırtı yere gelmez.
Beğeni yok olabilir,
Sevgi tükenmez.
Bölük pörçük sevgi kırıntılarını
Bir araya toplayamıyorum
Bire değil, bine bölündüm
Senden sonra kimseyi sevemiyorum.
Senin beni tamamladığını
Uzaktan uzağa el sallamakla
Hasret giderilmez
Aksine
Bir o kadar daha körüklenir
Eğri oturup doğru konuşmalı
Severken ayrılmaya kalkışılırsa eğer
Aşkımız neden böyle başlamadan bitti; bilemem
İstesemde; senin için artık göz yaşı dökemem
Her sevgide hüsrana uğradım, artık hiç sevemem
Sevsemde boşuna; seni unutup bir başkasını mutlu edemem!
Bugün bana yaşattıklarını,
Dilerim; bir gün sen de yaşarsın.,
Dünyanın kaç bucak olduğunu
Belki o zaman anlarsın.
Dilin, damağın kuruduğunda;
Ölecek gibi olur,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!