Bir duvar ördüler
taştan değildi yalnız,
sessizlikten,
korkudan,
birbirine yabancı bırakılmış omuzlardan.
Bir kapı kapandı,
bin pencere karardı.
Bir gazetecinin kalemi sustu sanıldı,
oysa mürekkep
binlerce ele yürüdü.
Bir avukatın cübbesine
demir gölgesi düştü.
Adalet,
paslı kilitlerin ardında değil,
onu arayanların
inatçı adımlarında bekledi.
Bir akademisyenin sözü
rüzgâra bırakıldı.
Rüzgâr büyüdü.
Dağları dolaştı,
kentleri dolaştı,
çocukların düşlerine kadar ulaştı.
Ey kardeşim,
bugün ayrılık lüksümüz yok.
Bir el eksilirse
hepimizin ekmeği küçülür.
Bir ses kısılırsa
hepimizin sabahı kararır.
Biliyorum,
zindanlar yüksektir.
Demir ağırdır.
Anahtarlar uzağa saklanır.
Ama hiçbir duvar
yan yana duran insanların
yüreğinden daha uzun değildir.
Gel,
adını değil,
yan yana gelişimizi yazalım tarihe.
Çünkü
bir kişinin özgürlüğü
hepimizin nefesidir.
Ve çünkü
en karanlık geceler bile
omuz omuza yürüyenlerin
ayak sesinden korkar.
Biz,
taştan değil,
dayanışmadan kuracağız yarını.
Ve o gün
kapılar değil,
umut açılacak.
Kayıt Tarihi : 27.06.2026 02:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!