Hani bir ses seni davet ederse
Asi nehrinden bir rüzgar eserse
Trene atla gel yanıma
Amik ovasına, bereketli topraklara
Yaylalarda kaygımızı unutmaya
kağıt arasında gemilere bindim
bir sayfadan diğerine
aklımın zincirlerini okşadım
bırakırsam
kaçarım
bana bende olmayan şeyi verme
sımsıkı tutundu yağmur damlası buluta
bu defa akmak istemiyordu
haklıydı
gökte mutluydu
geçmiş
beyninde dolaşan hayalet
görünenle savaşırsın
görünmeyenle dans et .z
aklımda seviyorum seni
hayır
sen değilsin
sen sandığım biri
gözümü kapıyorum
beliriyorsun
bir tren geçer bu hayalet şehirden
dolup boşalır vagonlar
nereye gideceğini bilmeyen insanlar
taşınır durur bu şehre
kara bulutların içine çöker başları
tüm dünyayı taşır gibi
yalnızlığına taparcasina bağlı
parmak uçların
kuş tüylerine bulanırdı sabahları
bu gece kendini güzel öldürdün
adını bilmediğim çocukları özlüyorum
adım atmadığım toprakları
havasını suyunu
tahtadan gördüğüm
bulutlarına uzanamadığım havaları
çayın yanında anlatacağın masalları
duvarda camlar
yerde halılar
radyoda eski bir şarkı
iyi ki geldin demiyor artık
vazoda solan çiçek
kafeste kuşlar
meleklerin kıskandığıydın
onlar nurdan
sen topraktan yaratıldın
öğrendin
kelimeleri
öğrendin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!