benim de cildim kuruyor
sizin cildiniz gibi
ben de taşıdım karnımda ailemi
aynı dünyada dolaştık
aynı havayı aldık
sığamadık yeryüzüne
tek tek ekleyip zamanı
birbirinin ucuna örmüşler
görmemişler birbirlerinden başka yüz
söz desen duymamışlar
bilir misin
gündüz geceden ayrılırken
ne götürdü bizden
ne bıraktı geride .z
anladım ki
herkesin güneşi farklı doğuyor gökyüzünden
herkesin bulutundan farklı yağıyor yağmur
ne acıları kıyaslayabilirsin
ne sevinçleri
sadece yoldaşlık edebilirsin insana
gitmek için gelenleri şikayet ettik
oysa biz de gitmek için geldik .z
bazen sadece gitmek istersin
seni bağlayan her şeyden kopmak
tüm zehir salanları zehirleriyle başbaşa bırakmak
bazen hayatında kendin için yol açmanın ne kadar büyük bir mecburiyet olduğunu anlarsın
başkasına açtığın yolların
insanlar gittiğinde
fışıldaşır sandalyeler kendi aralarında
kiminin gıcırdar tahtaları
kiminin rüzgarda tıkırdar ayakları
oh be derler belki
yetti taşıdığımız ağırlıklarını
sen yine belireceksin
bir yerde birini sana benzeteceğim
tutmadığın sözler gelecek aklıma
delireceğim
bir çift göz karıştıracak aklımı
bir gülümsemeye yenileceğim
göçebe (sevdiğim bir arkadaşımın kaybına ithafen)
kuşlar göçüyordu
bizim renklerimize bulanan
bizden olan
kuşlar
henüz havalar sıcak
nereye böyle
bu yaz gitmek yok hiç bir yere
bu ağaç senin
bu deniz senin
seni boğan ve yaşatan bu gök senin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!