Ağlamak güçleşti artık zihnimde
Susturamıyorum kendimi
Yarına açamıyorum artık bir çiçek gibi
İçimin yangını sönmüyor artık nefesinle
Tam da en güzel gününde yanında olamıyorum neşenin
Kahroldu inandığım tüm neşeler.
Bitti, yarını var sanıp güvendiğim günler.
Bu gece gümüş rengi bir yalnızlıkla baş başayız.
Biz buyuz işte,
Soğuk ve asılsızız.
Çok istedim sana bir şeyler anlatabilmeyi,
---
görüntülerin içinde silikleştim
işte her şey böyle başladı
ben içime doğru büyüyen bir çiçek
ben yaralarını yardan almış
kimsesizliği ilke edinmiş
rüyasından kovulmuş bir çocuk
ben
bırakmak istiyorum geride
yarım kalmış tüm hisleri
bir gece terk ederken tüm hayalleri
koşmak istiyorum kendime
o umarsızca yaşamış yıllarım
ne acı
hiç yaşanmamış gibi bitiyor her şey
hiç sevmemişiz gibi yarım bırakıyoruz kalbimizi
sözlerimiz eksiliyor
gözlerimiz hariç her yer çöle dönüyor
dolu bir silahı kendine çevirmek gibi aşk
Her şey inanç içindir
Ve her şey kurmacanın
Doladığı bu ipte,
Asılı kalmaya mahkum bırakılmıştır.
Öyleyse neyi bekliyoruz?
Geçmiş suskun,
gelecek meraklı;
ilk kez
korku değil bu his.
Bir ihtimal değil artık,
Bir bahaneye tutun gel
Bekleyenim var deyip gel
Gözlerimi umutsuzluğa kaçırmadan bu zaman
Özledim deyip gel
Dön desem de yollar aşılmış artık
Gel desem de gelemezsin zaten
Tarihte yirmi dört,
Aylardan Temmuz.
Bir saatti ki hiç geçmedi;
Nereden bilecektim seni aradığımı,
Nereden bilecektim seni daha yeni bulduğumu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!