Bir gazete kupüründe buldum adımızı,
Herkesten sakladığımız fotoğrafımızı.
İnsanlar basın üstlerine basın diye bağırıyordu,
Biz, isyan eder gibi koşturuyorduk üstlerine.
Aşktı bizim en büyük bildirimiz,
içimdeki ine saklandım
kimsenin çıkarmasını istemeden
kutsandım kendi suyumda
yeniden doğuşu çağırdım
çoktan kaybettiklerimi aradım
bugün en başından alıyorum hayatımı
bana rüzgarın savuruşundan bahset,
insanlığın çabasından.
tüm inanışların kaynağından bahset.
bu suskunluk,
hayatımı oynatıyor yerinden.
bir bir arıyorum gözlerini
yaşartan birçok anıyı ve seni
anılarımda yaşarken sen
kaybolan bir ben buldum mazinde
İçimden bırakmak istedim şüpheyi
Nereye gitsem peşimdeydi
Nereye dönsem birbirinden uzaklaşan yalanlar
Yaşamıma birkaç kadeh kaldırdım o garda
Yaşadığıma sevindiğim
iki ruhun kesiştiği
en çukur yerin,
kalbur duran kimlikler
üzerine inşa edilmiş
çürümüş bir papatyanın:
Bir enkazdım, nefessiz kalmış bir şehir,
Sessizliğin içinde unutulmuş bir nehir.
Zaman, ellerimde eriyen bir mum gibi,
Gecelerse gözlerime kazınan siyah bir ipti.
Yorgun düşmüş bir hikayeydim,
şehri kan götürünce
sevgiler gerçeğe dönünce
gel benimle
yalnızlığın ve barışın
yaşandığı yere
bazen korkusuzca gidersin üstüne kaderin de
bazen ellerin uzanmaz delirten yalnızlığa
kimin bu kalp nerede dersin de
ipin ucunu yakalayamazsın ömrün boyunca
ben kıvranırken acıların yarattığı amansız korkunun koynunda
yarım kalmış bir şeyler var aramızda,
kime sorsam ayıplar beni senin yanında.
ama kim görebilir?
böyle bir aşkı,
böyle bir zamanda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!