bu yol neden hiç bitmiyor
ömrüm önüne serildi bir kelam etmiyor
sevgiliden ayrılmak marifet değil
dönüşte hep daha da kirlenmiş oluyor
kırdığın parçam en özeliydi
her gündoğumu diledim bir mezarı
insanların çabasızlığına karşı durmayı
neşemi kaybettim bir ekim günü
bir daha güldürmedi hiçbir sonbahar yüzümü
ne etsem sonu senin mutluluğun içinmiş
Büyüdüm biliyor musun
Sensiz büyüdüm
Yokluğun büyüttü gözümdeki yaşı
Alnıma yazılmış o kara yazıyı
Sen büyüttün beni
Görmez oldum bu kara kışı
kaçtım günlerce kendimden
aynadaki gölgemden
buruşuk bir ten
yeni açılan bir sayfa
sen başka yerde ben başka diyarda
bulunmamanın azabı
ve ekildikçe yüreğimize o sızı
gezeceğiz Ankara sokaklarında
o kar izi hiç bulmayacak bizi
yağmurunda ıslandım
çamuruna bulandım
çok denedim
yine de kurtulamadım
şimdi sessizken her yer
Duvardaki saat, akrebi yitirmiş,
Yelkovan yarım bir vedanın ucunda.
Gölgem uzuyor sönük lambaların altında,
Sahi, kaç geceyi bırakmıştım ardımda?
Gözlerin, eski bir mektubun kıvrımında,
sen bir aşk tohumusun
henüz olgunlaşamamış bir toprakta can veren
sen bir gurur dağısın
yüzü yerden yükselemeyen
Aşkım
İsmini yazmak öyle güzel ki bir yerlerde
Kuşluk vakti uyanırken seslere
Ve en güzel sözlerini verirken sevgiline
Aşkım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!