Bir gelgitin koynunda savruldum; üç yılımı sessizce yuttu zaman,
Ama bana sorarsanız, gençliğimi kaybettim.
Bir çift göz uğruna binlerce yaş akıttım,
Ama bana sorarsanız, hiçbirini ona harcamazdım.
Şimdi avuçlarımda kurumuş bir gül,
Bir yabancı geçti yakınımdan
Kokusuna aşina olduğum
Bakışlarındaki yeşili gördüğüm
Uzun geceler gölgesine mesken olduğum
Bir yabancı yürüdü önümde
Hissizleşmenin ortasındayım
Zincir vurulmuş bir yalnızlıklayım
Bedenimi tutmaya gücüm yetmiyor
Suç işlemenin bedeliyle savaşamıyorum
Bunları görmek için henüz çok küçüktüm
Yaşımı bilmiyorum
sevgilim geceyi seviyor
en derinini karanlığın
yeşil gülümsüyor
ağlatmayacak gibi
sevgilim sevmeyi seviyor
çareleri
beni koşulsuz sevdiğin için mutluyum
beni kollarına aldığın için mutluyum
şu hayattan bugün kopsam
dünümde olduğun için mutluyum
nisan aylarını sevdim
biliyor musun sana biriktirdiğim kelimeleri
hiç aklından geçer miydi
yapayalnız bir kış sabahı
bütün hücrelerinin zehirleneceği
şimdi çağların sözü geçmiyor kavuşturmaya bizi
bahtsız bir derviş yollara düşmüş
bulamadığı devayı başkasını ararken düşürmüş
illa ki şem demiş
ışığından ayrı düşmüş
şimdi bir derviş dolanır durur göğün kanadında
yollara düştü bir garip derviş,
ömrü harcandı hicranla yaşla.
gönlünde eski bir sevdanın sesi,
kervan misali göçtü yavaşça.
ayakları toz, elleri boşluk,
kendi çaresizliğimeydi öfkem
suskunluğum zehir etti bana her gecemi
öyle azap dolu bir gemiyim ki
atmak istedikçe içimdekileri
gövdeme sığınmış onca his
ve taşıyorum denizlerce bu hiçliği
bir defterde kalmış adımız
en güzel hatıramız
70 kez
dilemişim tanrıdan seni
diledikçe büyüdün içimde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!