Paslı bir çan gibi sustu çeşmeler,
Gölgesiz bir yolda yitti izlerim.
Bağırda beslenen hileli sözler,
Kül ellerin ile söndü gözlerim.
Bir kuru dal idim kırdın gülerek,
Taş tutan bağrıma bastın okları.
Sen misin elleri zehirli melek,
Bıraktın alnıma soğuk dağları?
Gümüş bir fenerdin sisli bir suda,
Karanlık limanda bıraktın beni.
Ruhum mahkûm oldu dar bir kutuda,
Vedaya savurdun sadakatini.
Sorgusuz bir gece çöktü tahtına,
Güller bile küstü gururlu yara.
Ne bıraktın bende yalan bahtına,
Gökyüzü büründü en derin kara.
Kırık bir saattir hüznüm çok derin,
Kuruyan pınarda harmanım bitti.
Boş kalan avcumda o soğuk elin,
Sözlerin rüzgarda eriyip gitti.
Gönül aynasına vurdun dumanı,
Toprakta çürüyen tohum gibisin.
Çaldın gençliğimden en tatlı anı,
Aşkın bahçesine ektin dikeni.
Açılan yaraya tuz bastı zaman,
Ne bir ses bıraktın ne de bir umut.
Gözde tüten alev oldu bir duman,
Beni bu dertlerde ebedi unut.
Kayıt Tarihi : 8.08.2026 18:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!