Zamansız Sızım Şiiri - Eyüp Oflaz 2

Eyüp Oflaz 2
71

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Zamansız Sızım

Herkes seni ayakta bilir,
için çoktan yerle yeksan olmuşken.
Hangi dil anlatır insanın,
kendi yüzüne yabancı düşmesini?

Gözlerin meçhul uzaklara
bir bekleyiş gibi çakılı kalmışsa eğer,
bil ki en çok beklemeyi sevmişsin;
gelmeyeceğini bildiğin birini.

Bir sigara daha yakarsın;
dumanı mazi kokar.
Dilinin ucunda unutulmuş bir şarkı,
gizlice kalbine akar.

Sen ne kadar “yok” desen de,
ne kadar “öldürdüm” diye avunsan da içinde,
kül sandığın yerden kalkar o sızı;
döner, yine seni yakar.

Aynadaki o yabancı yüz
artık bütünüyle sana ait değildir.
Gülüşünün arkası uçurum,
fırtınası içeride saklıdır.

Bir çocuk kaybolur ormanda,
yaprakların şefkatine sığınır.
İşte bu yüzden her an,
göğüs kafesin ortasından yarılır.

Eski bir sızı çöker boğazına,
kelimeler bir bir düğümlenir.
Unutmak istediğin o meçhul melodi,
hafızanın en kuytu yerinde bilenir.

Kaç tane “ben” sakladın içinde;
kimselerin bilmediği,
kimselerin görmediği?
Hangi dalga söküp atabilir
kıyıya vuran o koyu kimsesizliği?

Şimdi varsın dalgalar
kendi yalnızlığını taşısın kıyıya.
Biz kapatalım gözlerimizi,
fonda çalan o sessiz nakarata.

Ne çok şey öğrendik
bu dertli, bu uzun yolda.
Selam olsun içindeki o kırgın çocuğa;
selam olsun o saklı hayata…

Eyüp Oflaz 2
Kayıt Tarihi : 11.06.2026 15:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


“Zamansız Sızım”, insanın dışarıdan güçlü, içeriden paramparça göründüğü o sessiz zamanların şiiridir. Bazen herkes bizi ayakta sanır. Gülüşümüz yerindedir, sesimiz normaldir, günlük hayat devam eder. Fakat insanın içinde kimsenin görmediği eski bir bekleyiş, kapanmamış bir yara, unutulmamış bir ses yaşamaya devam eder. Bu şiir, tam da o görünmeyen yıkıntının içinden doğdu. Bazı insanlar gelir ve gider. Ama giderken sadece kendilerini götürmezler; insanın çocuk kalan tarafına, aynadaki yüzüne, dilinin ucundaki şarkıya da dokunup giderler. Sonra ne kadar “unuttum” dense de, ne kadar “bitti” sanılsa da, bazı sızılar külün altından yeniden kalkar. Çünkü bazı bekleyişler zamana ait değildir; insanın içine işlemiştir. Bu şiir, gelmeyeceğini bildiği birini bekleyenlerin, aynada kendi yüzüne yabancı düşenlerin, içinde kimsenin bilmediği başka “ben”ler saklayanların hikâyesidir. Ve en çok da insanın içindeki kırgın çocuğa bir selamdır. Çünkü hayat ne kadar yorsa da, ne kadar eksiltse de, o çocuk bir yerlerde hâlâ yaşar. Sessizce, saklıca, ama bütün hakikatiyle… “Zamansız Sızım”, unutmanın değil; unutamadığını kabullenmenin şiiridir.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!