Şiir yazıyorum yaşamla aramda bir kaç beyit yol var :)
Turna olup uçsam yarin iline
Selamını versem sabah yeline
Bir gül düşmüş bahtım külüne
Koklayayım da dikenine katlanam
Yusuf der tecellim yardır yakar
Yıldızlardan sorulurmuş adın
Gün dönümü sabaha kavuşacak
yağmuru kirpiklerinden damlatan kadın
Gözlerinin rengi çiçek açacak
Ne sanırdım kendimi, ihsan etmişim diye ben
Bir kuru dize yazıp minnet etmişim diye ben
Meğer aşk mezattaymış, tüccarmışım diye ben
Ağla nefsim ağla birde gizli şöhretin mi var
Dilinden çağlar zehir, cebinde akrebin mi var
Bahçedeki selviye kaç kez gazel düşer,
Selviden kaç kez gazel düşer
Her giden mâha matem mi gerek?
Hayır, biraz duman gerek.
Ah, şu tütünün hikmeti;
Bir ucu ateş, bir de himmeti.
Ben seni sevmeyi
bir kilime nakış atar gibi öğrendim
Sabırla inançla attım her ilmeği
Her düğüme dua ile yeltendim
Nedir bu sevda dediğiniz
Sen hem dağ kokarsın
Her gece sessizce yıldızlar biriktiriyorum başucunda
Eskiyenleri değiştiriyorum seninle
Seni zikrediyorum usulca
Şimdi
Söyle bana gece mavim
Edalı tasvirler ki bir kahvenin hatırına
Sükutun içinde yürür gibi gelir yüzün,
Üslubun ruhumun aynasında kalmış,
Menkıbe diye anlatırlar ben şaşarım,
Ellerin kevserde yıkanmış bir hayal mi yaşarım,
Yaradan seni benden önce bilmiş,
Yerleştirmiş göğsüme seni inceltmiş,
Aralık sabahı.
Odanın kapısı geceden kalma bir öksürük gibi
Gıcırdadı.
Gel bakalım çiçeğim
Gel bakalım meleğim
gel bakalım
Dağların eteğinde paslı bir akşam,
Ben yürüdüm; ardımda kırık sancaklar.
Dâr geliyor, bu taş yığını sanki bir zindan
bilemem kim kurt kim kuzu hangimiz insan,
Ey benim süslümanım nerde bir keder orda sen
Ben severken
kalabalıkları susturdum.
Sadece seni seyrettim uzunca.
Eski bir apartman gibiymiş gönlüm;
uğulduyor merdivenleri, rüzgâr vurunca.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!