Yüzümde yüz anlam, sevgili
Kendimle yüzleşmeye meyilim yok.
“Yol” dedim, yoldum kendimi,
Kaldı elimde maziden bir "oku" emri
Ey gülüşü bana mevlamı hatırlatan kadın
Dışarıda akşam büyüyor
Ağaçlar titriyor birer birer.
Şehir uzakta, eski bir türkü gibi buğulu.
Kimse eğilip bakmaz ona.
Çünkü insanlar büyük ölümler sever
O bilmem hangi pervasızın oğulu
Ne laterna ne kamara
Titanik olsa zar zor yol alıyor
Akıntıya karşı kıç tarafındaki birkaç cıvata
Aşınmış ahşapları deliyor
Sofi duruyor
Neden akıl veriyor
Düştü şehrin damlarına ince tül perdesi
Kim söndürdü vakti böyle aceleyle
Sonra rüzgar dolandı yakamozların dibine
Güvendi ipime yola çıktı benimle
Cüzdanımda sakladığım fotoğrafını astım rüzgara
Sen de bir hal var nur bürünürsün
Ümidin ilk ışığı düşer yüzüne
Mahur bir eda ile dolarken hüsün
Elvan çiçekleri el sürünürsün
Yolumu kaybetsem de sen görün bana
Yıldızlardan gökyüzüne sen süzülürsün
Bülbül değil figânsın, sükûtum şahit,
Ruh yangına aşık değil, rahmete ait.
Yaktın yeter ey abdal, kes hakaretini
Bir nefha serinlik ver, istemem hararetini,
Dünya secdede ve sana çıkıyor bu şehirdeki her sokak...
Kapında nikotin ve intihar provası,
İntihar bana sensiz kalmak.
Kalbim ki senin yokluğunda senin yolunda nasıl acınası...
Sana aşıksam hani
Sırılsıklam
Kırsam gurbetin kemiğini
Dönüp sarılsam yeniden
Gözlerinde kaybolsam
Öyle ki ölesiye sevmişim seni




-
Mehtap Göçmen
Tüm YorumlarBen şiirden anlamam keza açıp okumam da ama bu şair öyle bir adam ki bana şiiri sevdirir, bana hayatı kendi penceresinden gösterir, o ne güzel bir penceredir.