Yüksek gerilimli elektrik hatlarında
cambazlık yapan haylaz'ım,
sille yemiş, hoyrat büyümüş ayvaz'ım;
Bohçasız kaçanım canımın geldiği boğazım
adını bilmediğim, yüzünü görmediğim,
kaç yolun ötesinde kaldığını sayamadığım
Yüzümde yüz anlam sevgilim,
Kendimle yüzleşmeye meyilim yok.
Yol dedim durup düşünmeden yoldum kendimi,
Kaldı elimde maziden bir oku emri...
Ey gülüşü bana mevlamı hatırlatan kadın,
Neyra’nın Abaküsü"
(ya da: şiir benden gitti, siz hâlâ buradaydınız)
Ayaklarında eski gazete sayfaları,
Ağzında bi sigara
Ve dudaklarında,
Yıldızların diyorum
Yanağına bir öpücük kondursan
Hoşlarına gider
Kan kırmızıya çalar ışıkları
Muhakkak ölürler
Onlar ceplerinde taşımış yüzyılları
Ve yaşamaya cürret etmemin ardında senin ellerin
Ellerinde karanfil var benim omzumda dertlerim
Benim güzel kuşum yolcum sevgilim
Neyim varsa, sende
Yokluğunda sendelerim..
Peydah oldu eyvah makbulu seferden
Çıkarttım güvercinleri üzengileri
Ve tükettim tüm sözleri
Vazgeçsem de edemedim sevmeden
Yine bugün günlerden
Sadece sen bir tanem
Bir deniz kenarında çakıldım
Bir şekilde denize uzak
Gökyüzüne çıkardın yeryüzüne çakıldım
Gök yüzündeydi ben sana tutsak
Benim yolcum bulut kuşum
Sen ki göğsüme kök salmış çınar
Yıldızlardan sorulurmuş adın
Gün dönümü sabaha kavuşacak
Yağmuru kirpiklerinden damlatan kadın
Gözlerinin rengi çiçek açacak
Yüzümde yüz anlam, sevgili
Kendimle yüzleşmeye meyilim yok.
“Yol” dedim, yoldum kendimi,
Kaldı elimde maziden bir "oku" emri
Ey gülüşü bana mevlamı hatırlatan kadın
Dışarıda akşam büyüyor
Ağaçlar titriyor birer birer.
Şehir uzakta, eski bir türkü gibi buğulu.
Kimse eğilip bakmaz ona.
Çünkü insanlar büyük ölümler sever
O bilmem hangi pervasızın oğulu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!