Kara kışta kuşun aşını önüne koyar mevlam
Bahtsızın barkına baharı koyar mevlam
Kaşını çatma sevgilim yoluna koyar mevlam
Devran döner meydan doğar olura koyar mevlam
Endemik bir bitkidir Kara güller
Toprağından ayrılırsa solar hata küser
Rüzgâr bile dokunmaya korkar gül'ün rengine
Sanki yas tutar her tomurcuk kendine
Köksüz kalınca insan da böyledir
İçinde sessizce mezarlar biriktirir
Seni oturttum dizimin dibine,
Eller duymasın yer soğuk ses etme
Karıncalar donuyor toprağın altında
Kavak yelleri esiyor başımızda...
Düşersek toprak bilir
Ayakta durmak
Sokağa dökülür sesin, serin, kırık bir de eski
Bir bardak suyun kenarında duruyor hayalin
Susar taşlar bile bende Kerbela sanki
Gülüşünde membahı Kevser de dahil
Yar sözü narı seher yüzü hâk-i şam
Gökyüzü bugün yorgun.
Kuşlar geçiyor üzerinden dünyanın,
Sen yetişemiyorsun
Gece oluyor ateş yalımı bir yanım
Balkon demirleri soğuyor.
Sen soğuyorsun
Avını arar ısrarla tazı
Ne kışın dinlenir ne bekler yazı
Dişleri sökülsün o salyalı ağzı
Sana havlasa kıskanıyorum
Bir av görmüş tazı nasıl ki mağrur
Başkalarının gözü değse yüzün üstüne
Ciğerim de kor başlar titrer ellerim
Gönlümdeki fırtına düşse zülfüne
Cümle poyraz'ı düşman bellerim
Tebessümün başkasına kayarsa eğer
Sahipsiz vatanın batması haktır diyorsan, sus!
Yahut varsa kalbinde iman, işte meydan, bu defaya mahsus
Bağırma insana!
Sana ilk kurşunu atan sen değil misin?
Her sabah bakıp aynaya
Hiç utanmadan geçen sen değil misin?
yirmi üç bahar geçti ömrümden
arada zemmâr gibi hasret
Sense hala imren nakışı gibi duruyorsun
Gözlerin ki âfitâb-ı ruhum,
Görüyorsun
Sana meczûbum
ey benim meskenim mürşidi kamilim
Ben seni kendime ruhdaş belledim
Sen bir aynaydın benden bana
Şaşkındım, o aynaya tek bakmak istedim
şahsıma münasır yönelttiğim bir soru




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!