Ne sanırdım kendimi, ihsan etmişim diye ben
Bir kuru dize yazıp minnet etmişim diye ben
Meğer aşk mezattaymış, tüccarmışım diye ben
Ağla nefsim ağla birde gizli şöhretin mi var
Dilinden çağlar zehir, cebinde akrebin mi var
Yârı yara kıldın, vefâyı heba, sevdayı seba
Bir de hâlâ ummân ile halvetin mi var
Meğer dilim gül değil, zehirden bir diken
Kelamı şefkat diye satarmışım ben
Verdim sandım gönlümü, borç yazar iken
Sevdayı muhasebe eden bunakmışım ben
Şimdi nefs vicdana kurar mahkeme
Neyi hayıfladıysa sorar hakime
Cehennem ateşini kattıp kalbine
Ateş düştü Yusuf senin haddine
Kayıt Tarihi : 31.05.2026 00:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Akşamüstüydü, hatırlıyorum… içimde kendimi büyütmüşüm, kelimelerimi de kendim gibi sanmışım. Sana dönerken aslında sana değil, içimdeki gürültüye konuşuyordum. Sen susuyordun. Ben bunu olgunluk sanıyordum. Meğer sabrının üstüne yürüyormuşum. Bir bakışını yanlış okudum, bir sessizliğini eksiklik bildim. Ve o eksik sandığım yerde seni biraz daha incittim. Şimdi dönüp bakınca anlıyorum: Ben güçlü görünmeye çalışırken seni kırılgan bıraktım. Haklı çıkmak istedim, kaybetmemek değil. Ve en kötüsü… bunu sevgi sandım. Gece uzuyor. İçimdeki sesler azaldıkça senin sesin çoğalıyor. Keşke o anlarda biraz durabilseydim. Bir kelimeyi yutmadan önce yutkunabilseydim. Sana kötü davrandım. Bunu süslemeyeceğim. Bahane etmeyeceğim. Sadece şunu biliyorum: seni özlüyor ve seviyorum




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!