Sarılmak istiyorum sana.
Utanmadan, sıkılmadan, bıkmadan
Saatlerce sıkı sıkı sarılmak.
Yüzünün sıcaklığı olsun istiyorum yüzümde.
Başın göğsümde,
Bana yasaklı
Üç beş satırdan sonra,
Bana sınırsız hicran kalır.
Elimi uzatırım, tutmanı istemem;
Ellerin kirlenir,
Senin de dünyan kararır.
Nihayetinde bitmişti aşkımız.
Sen; seni almıştın yanına,
Bense beni.
Yazık ki sonunu getiremedik,
Kaçınılmazdı artık ayrılık.
Sen arzularına yenik düşmüştün,
Argo sanatlar fakültesi,
Tahsilat mezunu idi
Tetikçi Osman.
Kargo şoförü değildi,
Ya da fargo.
Her neyse!
Kapıları açtım.
Ha birazdan,
Ha şimdi gelecek dedim.
Bekliyorum, gelmeli!
Kapılarım kapılarını kapadı,
Ben de kapıları kapattım.
Gündüzün yaşattıklarıdır,
Gecenin bize uykusuzluk olarak geri dönüşleri.
Gözümüzün çapağı bile,
Hasret kalmış uykuya.
Bu yüzden rüya bile göremiyoruz.
Bu yüzden rüyalarda görmek istediklerimiz,
Gönlünden silmedikten sonra,
Yazdıklarını silsen ne olur?
Gün olur, ay olur, yıl olur;
Sen kendini bildikten sonra,
Aranıp, sorulmasan ne olur?
Sır olur, har olur,
Yalnızlık bir ihtiyaçtı belki de onun için. Bir müddet mavi düşler sokağında kalacak, yalnızlığını yeşil yangını yüreğine kabul ettirmeye çalışacaktı. Oysa herkesi ve her şeyi alabildiğine seviyordu.
-Beş parmağın beşi de bir değil ya! Diye söylendi içinden.
Fakat nafile. Her elini uzatışında, sanki kolunu koparacakmış gibi davranıyordu yakınındakiler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!