Bir hazan rüzgarı esiyordu başında.
Git! Desen, gidecekti.
Lâkin alışmışsın hicrana.
Şimdi keşkelerinle demleniyor efkârın,
Bir içimlik kalan sigaranın,
Son zehirli dumanında.
Alt tarafı aşktı sarmalayan.
Üst tarafı dümen.
Yalanlar fora, pupa yelken...
Vira vira heyyy!
Vira vira...! derken;
Oysa,
Sevinçler de vardı yaşantımda ara sıra.
Ara sıra da olsa içten gülüşlerim…
Çocuk gibi yaşamadım ama,
Çamurdan oyuncaklarım da oldu ara sıra.
Huzurlu uykularım,
Yıllarca aradım, belki hâlâ arayacağım.
Usulca yanaşıp sessiz limanlara,
Seni yalnızlığıma soracağım.
Uykusuz gecelerinde uykuların,
Belki de, felâketin olacağım.
......................Boğulacaksın derin sularda,
********
Pembe yanaklarınla savur gülüşlerini.
Eteklerindeki karları erit, gönül dağlarımın.
Senden öncekiler kadar gerçeksin...
Ruhumun kitâbelerinde kazılı adın.
’Aşk mıydı? ’ yücelten kadını.
Yoksa aşk erkeğin gözünde perde,
Âmâ bakışlar mıydı?
Aşktı hücrelerime dolan
Ölümsüzlük gibi bir şeydi
Yeniden doğuştu bir merhabayla
Ufukta kış güneşi,
Dalarsın uzaklara.
Soğuktur mevsim
Fakat bir ateştir yakan içini.
Kor olur, kül olamazsın.
Böyledir işte AŞK!
Aynadaki "BEN" bile sırtını dönmüş bana,
Yansımalar anlamsız ve kifâyetsiz.
Sağ elimi kaldırırım
Sol eliyle "SUS!" der bana,
Yansımamda "BEN" denen meymenetsiz.
Konuşmak
Aynıyız işte!
Soğuk demlerindeyiz mevsimin.
İklime inat,
Hüzün çiçekleri yetiştiriyoruz
Yüzümüzün bahçesinde.
Yârdan, yaralayanlardan geriye kalan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!