Yusuf Bozan Şiirleri - Şair Yusuf Bozan

Yusuf Bozan

Yaprak olmuş dudaklar,
Kurumuş yaz zamanı;
Dökülmüş, öpüşlerden uzak kalmaktan.
Ne bakılası bir yüz, ne tutulası bir el var artık.
Göç vaktidir gönlüm. Toparlan!
Hicretindir uzaklar.

Devamını Oku
Yusuf Bozan

Ben var ya!
Aslında ben,
Senin bildiğin o insan değilim.
Ruhum karanlık,
Düşüncelerim zarar, ziyan
Ve aşklarım yalan.

Devamını Oku
Yusuf Bozan

Sonbaharda dökülür yaprakları ağaçların.
Sonbaharla gelen hazanın
Ve gayesizce geçmiş hayatımın,
Hüznüdür gözyaşlarım.

Hüzzam bir sis perdesi,

Devamını Oku
Yusuf Bozan

Hüzünlerin mizahıdır siyah.
Örtülür bazen çarşaf çarşaf,
Yorgan misali çekilir üste.


Umuda vurulan kelepçedir,

Devamını Oku
Yusuf Bozan

Yarım yaşanmış arzular,
Yarım yaşanmış çocukluğum.
Dudağımdaki tebessüm ezik,
Davranışlarımdadır çocuksuluğum.

İlk oyuncağım olmadı,

Devamını Oku
Yusuf Bozan

Şimdilerde içimdeki çocuğu büyütüyorum.
Dünyaya umutla,
Fakat gözlerinde buğuyla
Ve kekremsi bir özlem tadıyla bakan
...Ve biraz ürkek, biraz cılız;
Sesi bağırınca yalnız kendi kulaklarını çınlatan,

Devamını Oku
Yusuf Bozan

Mavilerin denizi Ege' de,
Belki bir yakamoz alır;
Alınganlığını, kırılganlığını.
İçindeki çocuk da büyür bir gün.
Artık o korur,
Seni ve seninle olanları.

Devamını Oku
Yusuf Bozan

Yine yağıyor nisan yağmurları,
Yine sarmış gökyüzünü kapkara bulutlar.
Bense, yağan her yağmurda;
Sensiz, kimsesiz ve çaresizim.
Perişan bir halde geziyorum
Şehrin sokaklarını.

Devamını Oku
Yusuf Bozan

Sonu olmayan bir geceydi ömrümüz.
Ansızın sarsıntıları hisseder,
Ansızın devrilirdik.
Sonsuz bir kindi insanlara büyüttüğümüz.
Kalleşlik iğrençlik bulvarlarında,
Kendimize has bildiğimiz tek oyundu;

Devamını Oku
Yusuf Bozan



Yalnız kaldığımız anlarda başlar düş yolculukları. Yapmak istediğimiz birçok şeyi düşünür, birçok şeyi silmek isteriz zihnimizden. Ya da iyiden iyiye bağlanırız silmek istediğimiz şeylere. Ya bir sevgili alır bizi düşler sokağında derinlere, ya da her şeyden daha önemlisi yalnızlık yol verir bilinmez denklemlere. En çok sevdiğimiz melodiyi fısıldarız düş gezintilerinde. Bir şeyler arar dururuz. Umut gibi, sevgi gibi, dostluk gibi; vesaire ve benzeri gibi bir şeyler işte. Lakin bozuk düzen içerisinde, bozulmamış bir şeylere nadir olarak rastlarız. Rastlarız rastlamasına ama inanamayız. “Bu zamanda böylesi kalmış mı?” Diye söylenip dururuz.

Oysa inanmak dost diye uzatılan ellere ve sevgiye kanmak, sevgiyi sonsuza dek yaşatmak değil mi dileğimiz? Nedenli ya da nedensiz yere yaratılan kırgınlıklar. Bir hiç yüzünden kırılan kalpler; yani söylemek istediğim şey, karşımızdaki insana tebessümle ve saygıyla yaklaşmak neden bu kadar zor? Ne oldu da kayboldu insanlara olan güvenim? Hâlâ anlayamıyorum insanları. Ya da anlatamıyorum kendimi. Şimdi yalnızlıklar adası yaratmışım kendime. Orada kalıyor, orada meze ediyorum en koyu yalnızlıkları yorgun efsun gecelerime. Masmavi düşlerimle beraber; dalga dalga, akın akın gidiyorum yalnızlık seferlerine.

Devamını Oku