Aşkın kaleminden yazılardır bu hüzün,
Akşam eleminden karalardır o yüzün,
Ay şavkını çekmiş, göğe küsmüş bu bahar;
Dostun çalımından yaralandık ne hazin.
Can bulmaya gelsin ilhamlar ötelerden
Aç gönlüme balsın taşmışsın bâdelerden
Aşk sende nisandır saklar sende ne gizler
Söz vuslatı bulsun “sen” doğsun gecelerden
Sensiz geceler sin' den, ay yok göğümüzde.
Kavruk heceler kinden, gül yok bağımızda.
Duydum dönüşün yokmuş, can bitti figandan;
Yittik bu hazin sondan, en genç çağımızda.
“"Herkes ektiğini biçer! " derler.
Selam ekip, selamsızlık biçen tek deli ben miyim? -Neyleyim? - Dilimi mi, elimi mi keseyim? Yusuf Bozan”
Duvar beyaz, tavan beyaz.
Kapım, pencerem hüzün grisi
Ve yalnızlık
Simsiyah bir yorgan gibi örtünmüş üzerime.
Gün mü?
Mevsim mevsim yaşadım aşkı.
İlkbahar da çiçeklere sarıldım.
Yokluğunda onları sevdim.
Onlarla konuştum, onlarla dertleştim.
Kokladım onları,
Bir yerde değilsin ki,
Bin yerdesin.
Aklımda, fikrimde, beynimdesin.
Ruhuma işlemiş sıcaklığın.
Kadehimde, meyimde, neydesin.
Yaprak olmuş dudaklar,
Kurumuş yaz zamanı;
Dökülmüş, öpüşlerden uzak kalmaktan.
Ne bakılası bir yüz, ne tutulası bir el var artık.
Göç vaktidir gönlüm. Toparlan!
Hicretindir uzaklar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!