Yollardan Geçtik Şiiri - Rasimin Gönül Dili

Rasimin Gönül Dili
406

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Yollardan Geçtik

Zaman tarlasında bitti ayaklarımızın dermanı,
Gözbebeklerimizde dondu yorgun vaktin fermanı.
Yıldızlar döküldü avucumuza kırık cam gibi,
Uzak yollar sarıldı boynumuza kör yılan gibi.
Rüzgarın sırtında taşındı bütün ıssız ahlar,
Geceye karıştı adımlarımızda kalan siyahlar.

Gönlün tahtı yıkıldı tozlu yolların ucunda,
Kervanlar kayboldu meçhul çölün burcunda.
Haritalar yandı kül oldu kör masaların üstünde,
Yalnızlık büyüdü bu koca cihanın puslu gününde.
Ne arkaya bakan kaldı ne de yolu soran,
Bizdik bu amansız caddelerde sessizce yorulan.

Aynalar kırıldı, yansıtmaz oldu eski yüzleri,
Toprak örttü üstünü yaralı, hüzünlü sözleri.
Adımlarımız çekiç oldu zamanın örsüne inen,
Gecenin koynunda söndü içimizde yanan o çerağ.
Yollar uzadı gitti görünmez ufukların ötesine,
Kimse kulak asmadı bu fani dünyanın sesine.

Gözyaşlarımız suladı geçtiğimiz o kurak çölleri,
Kan sızdı adımlarımızdan tuttuğumuz elleri.
Pusula şaşırdı yönünü, yıldızlar küstü göğe,
Her adım bir darbe vurdu yıkılan bu gövdeye.
Zamanın çarkı öğüttü geride kalan ne varsa,
Bu yollar bitmedi, tükenmedi o derin tasa.

Kaldırım taşları ezberledi suskun sesimizi,
Gecenin keskin ayazı dondurdu hevesimizi.
Birer birer düştü omuzlarımızdan ağır yükler,
Ruhumuzu kemirdi geçmişten kalan kara mühürler.
Yolun sonu görünmez, sis bürümüş bütün ufku,
Biz bu koca cihanın en yorgun, en mahzun yolcusu.

Rüzgar ıslık çaldı bacalarda kopuk tel misali,
Tükendi içimizdeki o delişmen, o asi hali.
Ayak izlerimiz silindi çoktan yağmurlu sularda,
Kaybolduk aklımızın almadığı o derin kullarda.
Ne bir liman kaldı sığındığımız o fırtınada,
Ne de bir ses yankılandı bu boş hatırada.

Zaman bıçağı kesti geçti damarımızdaki kanı,
Yollar tüketti ömrün o en coşkun zamanını.
Gök kubbe çöktü üzerimize ağır bir tunç gibi,
Sustu dillerimizde dolaşan o en eski şarkı gibi.
Toprak yuttu adımlarımızı derin bir uykuyla,
Kapandı bu uzun yolculuk en acı kokuyla.

Gönül teli koptu çaldığımız o bozuk sazda,
Kaldık bir başımıza bu garip, bu kışlı yazda.
Yollar bizi değil, biz yolları tükettik erimekle,
Ömrümüzü harcadık bu kör kuyuya su vermekte.
Gecenin zifiri karanlığı bürüdü her yanımızı,
Toprağa teslim ettik sızlayan sol yanımızı.

Aynalarda yabancı bir suret kaldı geriye,
Uzak yollar haraç kestikten sonra bu bedene.
Yıldızlar sönük şimdi gökkubbenin çatısında,
Can çekişiyor ruhumuz bu yalan hayatın asında.
Ne gelen var bu yoldan ne de geriye dönen,
Bizdik bu caddelerde rüzgar gibi esip sönen.

Kapanır artık bu yolların o tozlu, paslı defteri,
Biz olduk bu coğrafyanın en asi, en yorgun neferi.
Gölge bile terk etti bizi akşamın bu vaktinde,
Yalnızlık taht kurdu ömrümüzün en son seyrinde.
Tamamlandı bu uzun maraton, bitti adımlar,
Toprağın altına gömüldü bütün o yorgun yarınlar.

Rasimin Gönül Dili
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 14:49:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!