takvim yaprağı yirmi sekiz temmuz'u gösteriyordu.
bir beraberliğin yıl dönümüydü.
kimine göre sıradan bir yaz sabahı.
bana göreyse, ömrün ikiye ayrıldığı gün.
o sabah güneş yalnız göğe değil,
yüreğime de doğmuştu.
bilmiyordum.
bir tebessümün insanın bütün kaderini değiştireceğini.
bir çift gözün,
yıllarca sürecek bir yolculuğun ilk durağı olacağını.
biz yürümedik sevgili.
kader bizi aynı yola sürdü.
sonra aynı kader,
en uzun ayrılığı yazdı alnımıza.
sevmek kolaydı.
zor olan, seni herkesten saklayarak sevmekti.
adını dudaklarıma mühürleyip,
gözlerimle konuşmaktı.
kalabalıkların içinde yabancı,
yalnızlığın içinde birbirimize yuva olmaktı.
aşk bazen kavuşmaktır derler.
ben öğrendim ki,
bazı aşklar kavuştuğu gün biter,
bazıları ise kavuşamadığı için ölümsüz olur.
yasaktı belki.
ama her yasak günah değildir.
bazı yasaklar,
insanların koyduğu sınırlardır,
kalbin değil.
ve ben seni,
ömrümün en güzel imtihanı olarak taşıdım.
şimdi yine yirmi sekiz temmuz.
takvim değişiyor.
mevsimler yaşlanıyor.
saçlarımıza aklar düşüyor.
ama bazı tarihler eskimiyor.
çünkü onlar kağıda değil,
insanın kaderine yazılıyor.
bir gün bütün yollar bitecek.
ayrılık susacak.
zaman yorulacak.
belki dünya ,
bizi hiçbir zaman aynı çatı altında buluşturmayacak.
ama inanıyorum.
gerçek sevda, mezarla biten bir hikaye değildir.
biz belki bu dünyada yarım kaldık.
fakat yarım kalan her dua gibi,
bir gün tamamlanmak için göğe yükseldik.
işte o gün.
takvimler olmayacak.
saatler duracak.
ne yasak kalacak,
ne ayrılık.
sadece birbirini hiç bırakmamış
iki yürek.
ve sonsuzluğa yürüyen uzun
bir yolculuk.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 30.07.2026 19:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!