Yıktığın Köprüler Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
788

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Yıktığın Köprüler

ve sen.

zor durumdayım, çabuk gel deseydin,
neden diye sormadan koşarak gelirdim.
gecenin hangi saati,
dünyanın hangi ucunda olursan ol,
bir tek sesin yeterdi bana.

gel...

deseydin,

ne yağmuru görürdüm,
ne ayazı,
ne önümde uzanan yolları.

ayakkabım eskise yalınayak,
nefesim kesilse sürünerek,
yol biterse kendi yolumu açarak
yine sana gelirdim.

çünkü sen
herhangi bir kadın değildin benim için.

sen,
adını duyunca içimde
bir şeylerin sustuğu kadındın.

bir bakışına
koca bir geceyi feda ettiğim,
bir gülüşünü
dünyanın bütün sabahlarına değişmediğim.

sevdiğim kadındın.

hatırlar mısın?
bir zamanlar
aramızda yollar vardı.

uzun belki.
ama vardı.
bir ucunda sen,
bir ucunda ben.

ve ben bilirdim ki
ne kadar uzaklaşırsak uzaklaşalım,
birbirimize varabileceğimiz
bir köprü kalırdı aramızda.

sonra sen.
önce bir tahtasını söktün.
sonra bir başkasını.

bir susuş.

bir kırgınlık.

bir gurur.

bir yalan.

bir vazgeçiş.

derken baktım ki
ben hala karşı kıyıda seni bekliyorum,
sen ise
köprüyü çoktan yakmışsın.

şimdi çıkıp da karşıma,
çabuk gel.

desen.

ah be kadın.
bilmez misin?
içimdeki adam
hala ilk adımı sana doğru atar.

çünkü gönül dediğin
akıl kadar terbiyeli değildir.

o hala sesini tanır.
hala adını duyunca dönüp bakar.
hala bir yerlerde
belki...diye başlayan
aptal bir cümle saklar.

ama ayaklarım gitmez artık.
çünkü gönlümün bildiği yolu
senin ellerin yıktı.

doldur be meyhaneci.
bu gece
bir kadının şerefine içeceğim.

ama yanlış anlama.
gidişine değil.
bir zamanlar
onu nasıl sevdiğimin şerefine.

çünkü bazı kadınlar unutulmaz.
insan onları unutamadığı için değil,
onları severken kim olduğunu
unutamadığı için.

ben seni severken
başka bir adamdım.

daha çok inanırdım mesela.
bir mesajına çocuk gibi sevinir,
bir susuşuna gece boyunca
bin türlü mana yüklerdim.

telefon çalsa
belki odur derdim.

bir şarkı duysam
seni bulurdum içinde.

bir sokaktan geçsem
bir hatıran çıkardı karşıma.

meğer aşk dediğin
bir kadını sevmekten ibaret değilmiş.

insan sevince
şehri de seviyormuş,
yağmuru da,
geceyi de.

hatta beklemeyi bile.

sonra gittin.
hayır.

gitmek değildi yaptığın.
insan gider,
ardında bir yol bırakır.
sen giderken
yolu da götürdün.

işte buna kırıldım.
sana değil belki.

bir gün geri dönersin diye
içimde bıraktığım adama kırıldım.

o adam uzun süre bekledi seni.
her ayak sesinde başını kaldırdı.

her gece
belki yarın.
dedi.

yarınlar geldi.
sen gelmedin.

sonra bir sabah
o adam da gitti içimden.
sessizce.

şimdi sorarsan
sevmedin mi beni?
sevdim.

hem de başıma bela olacak kadar.
özlemedin mi?
özledim.

insanın gururuna dokunacak kadar.
beklemedin mi?
bekledim.

saatleri değil.
mevsimleri eskitecek kadar.
peki neden gelmiyorsun şimdi?

çünkü kadın.

sevmek başka şeydir,
kendini aynı ateşte ikinci defa yakmak başka.

ben seni sevdim.
ama artık
kendimi de seviyorum.

bir gün gerçekten
başın dara düşerse.

gece yarısı telefonun elinde,
arayacak birini bulamazsan.

adım gelir mi aklına?
bilmem.

belki numaramı açarsın.
uzun uzun bakarsın.
parmağın arama tuşunun üzerinde bekler.

ve içinden dersin ki.
bu adam gelirdi.
evet.
gelirdim.

bir zamanlar
dünyayı ayağa kaldırır,
yine gelirdim.

sen ağlıyorsan
kim haklı, kim haksız sormazdım.

önce gözyaşını silerdim.
sonra oturur
sabaha kadar derdini dinlerdim.

çünkü sevdiğin kadın ağlıyorsa
erkeğin bazı soruları
sabaha bırakması gerekir.
ben bırakırdım.

ama şimdi.

telefonum çalsa,
ekranda adını görsem.

içimde eski bir yara
bir an sızlar belki.
elim telefona gider.

sonra durur.
çünkü hatırlarım.

köprü yok.
sen yıktın.
ben yalnızca
enkazından çekildim.

sakın bunu kin sanma.
sana kinim yok.

kin, sevdanın karanlık kardeşidir.

ikisi de insanı
aynı kişiye bağlar.
ben artık bağlı değilim.

beddua da etmiyorum.
çünkü seni Allah'a havale etmek bile
seni hala meselem yapmak olur.

yolun açık olsun.
gerçekten.

sev.

sevil.

gül.

mutlu ol.

ama bir gün
bir adam seni benim sevdiğim gibi severse.
onun köprülerini yıkma.

çünkü herkes
enkazın karşısında benim kadar beklemez.

doldur bir tane daha meyhaneci.
bu da
söyleyemediğim sözlerin şerefine.

ne garip.
insan en çok
söylemediklerinden sarhoş oluyor.

sana söylemek istediğim
ne çok şey vardı.

sonra öğrendim.
bazı sözler
vaktinde söylenmeyince ölür.

mezar taşlarına da
keşke yazılır.

ben artık
keşkelerimin mezarlığında dolaşmıyorum.

fakat yalan söylemeyeyim sana kadın.
bazen geceleri
bir şarkının tam ortasında
çıkıp geliyorsun aklıma.

izinsiz.

bir koku.

bir sokak.

bir cümle.

ve birden
yıllar önceki halinle
karşımda duruyorsun.
gülümsüyorsun.

işte o zaman
içimdeki eski adam
bir an gözlerini açıyor.
seni görüyor.
sonra bana dönüp,
gitsek mi?
diyor.

ben başımı eğiyorum.
nereye?
diyorum.

yol yok ki.
susuyor.
ikimiz de susuyoruz.

belki aşkın en acı tarafı budur.
insan bazen
gitmek istediği yere değil,
gidebildiği yere gider.

benim gönlüm sana gelmek istedi.
ama sen
bütün yollarını kapattın.
sonra da belki
niye gelmedi? diye düşündün.

ah kadın.

insan bazen
beklediği adamı değil,
o adamın gelebileceği yolu kaybeder.

bir gün kader
bizi aynı sokakta karşılaştırırsa.

sen karşıdan gel.
ben karşıdan.

göz göze gelelim.
kaçmam.

başımı da çevirmem.
bakacağım gözlerine.

çünkü bir zamanlar
evimi kurmayı düşündüğüm gözlerden
şimdi niye kaçayım?

belki gülümsersin.
ben de gülümserim.

sonra yürürüz.
sen kendi yoluna.
ben kendi yoluma.

işte o gün anlayacağım
gerçekten bittiğini.

çünkü bazı aşklar
ayrılınca bitmez.
karşılaşınca geri dönmek istemediğinde biter.

ama olur da
arkamdan seslenirsen.

mustafa.
bir an dururum.

bunu senden saklayamam.

çünkü insan
bir zamanlar sevdiği kadının sesini
kalabalıkların arasından bile tanır.

belki gözlerimi kapatırım.
belki içimden
bin eski hatıra geçer.

sonra dönüp
yıkılmış köprülerimize bakarım.

ve sana söyleyemediğim
son cümleyi
içimden söylerim.

ben sana gelmekten hiç korkmadım kadın.

sen beni sana getirecek ne varsa
kendi ellerinle yıktın.

sonra yürürüm.

ve sen.

bir gün gerçekten
zor durumdayım, çabuk gel.
dersen,
bil ki
içimde bir yer
hala seni duyacak.

çünkü bazı sevgiler ölmez.
yalnızca
geri dönmeyi bırakır.

ben de seni
belki bir ömür hatırlayacağım.

ama hatırlamak
geri dönmek değildir.

özlemek de değildir bazen.

bazı insanlar
kalbin eski bir odasında kalır.
kapısını açmazsın.
ama anahtarını da atmazsın.

şimdi son kadehi doldur meyhaneci.
bu defa
ne onun gidişine,
ne benim kalışıma.

bir zamanlar birbirine ulaşabilen
iki insanın şerefine.

çünkü artık anladım.
aşkın en büyük acısı
sevdiğinin gitmesi değildir.

bir gün sana ihtiyacı olduğunda
koşarak yanına gidebilecekken,
artık gidemeyecek kadar
uzak düşmektir.

ve bu uzaklık
kilometreyle ölçülmez.

bir kırgınlık kadar,
bir suskunluk kadar,
bir gurur kadar,
bazen de
tek bir yanlış kadar uzundur.

ve sen.

bil istedim.
ben seni yarı yolda bırakmadım.
ben senden vazgeçip
köprüyü yakmadım.

ben yalnızca
yıktığın köprünün başında
beklemekten vazgeçtim.

çünkü insan
bir ömür karşı kıyıya bakamaz.
bir gün arkasını döner.

ve yürür.
ben de yürüdüm.

ama ne gariptir.
sen arkamda kaldığın halde
uzun zaman içimdeydin.

şimdi ise
içimden de uğurluyorum seni.

ne öfkeyle.

ne nefretle.

bir zamanlar seni sevmiş
bir adamın sessizliğiyle.

sorarlarsa bana bir gün.

onu sevmiş miydin?
gülümserim.

bir tek gel sözüne
dünyayı aşacak kadar.
derim.

peki neden dönmedin?
işte o zaman susarım.

kadehimi kaldırır,
yıkılmış köprülerin olduğu tarafa bakarım.

ve derim ki.

ben dönmekten vazgeçmedim.
o , dönebileceğim yolu bırakmadı.

çünkü sen.
bir zamanlar
uğruna yollar aşacağım kadındın.

şimdi ise
bana kalan en uzun yol,
senden kendime döndüğüm yol oldu.

ve inan kadın.
o yol çok uzundu.

ama sonunda
kendime vardım.

sen ise beni kaybettiğin günü
belki hiç bilmedin.
çünkü ben seni terk ederken değil,
sana koşmayı bıraktığım gün gittim.

şimdi çağırırsan.
sesini duyarım.

belki yüreğim bile
bir an sana döner.

ama ben dönemem.

çünkü sen
bir adamı değil,
sana neden? diye bile sormadan
koşarak gelecek bir adamı kaybettin.

ve bazı kayıpların
telafisi olmaz kadın.

çünkü bazı köprüler
bir kere yıkılır.

bir daha karşı kıyısı olmaz....

✍️

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 18:42:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!