Bir gün gelirde açılırsa kapılar
Ben geleceğim sana mezarını göster baba
Yanında yatmak istiyorum
O şefkatli kucağında ısıt içimi
Bütün karları erisin yüreğimin
Alnıma elini sür, acılar birer dal gibi kırılsın
Kendimden uzakta, senden habersiz
Belki başka bir hayat bulurum girerim içine
Yaşarım senden, acılardan uzak
Görürüm güneşi, çocuk gülüşlerini
Denizi, gök yüzünü
Giderim buralardan uzak diyarlara
Cennetin ırmaklarını taşıran bir itiraf bu
Kaybolup giden zamanlar içinde
Bir peri masalı oldu yüzün
Ve ruhuma kondu birden
Hüznü çöktü kaderin
Küle muhtaç kaldım
Yüreğimde taş kesilmiş bir dünya var
Yarimin yüzünü örtüyor
Perdeleniyor güneşim
İçtiğim sigara içime oturuyor
Nefessiz kalıyorum
Yokluğun ucu ateşli bir değnek
Karlı gecede umuzuna dokunan bir ölü gibi devriliyor hayallerin
Boş bir arazinin ortasında yalnızlığın verdiği acıyla ayakların buz kesiliyor
Etrafında çember oluşturmuş ayak izleri seni cehennem ateşinden çıkarıp orta yere atmışlar sanki
Uzaktaki yıkık evin duvarlarının üstünden aşağı doğru süzülüyor kar
Dizlerinde takat kalmamış
Çöküyorsun yere
Sen, şatafatlı şehrin süslü kadını!
Alışveriş merkezlerinin, golf sahalarının, tenis kortlarının gediklisi,
Ne ben yanında durabilecek kadar batı olabilirim
Ne de sen beni sevebilecek kadar doğu…
Kapat gözlerini sakın girme gözlerimdeki karaya
Bulaşma akan yaşlarıma
Acı taşıyorum katarlarla
Kuyulardan susuz dönüyorum her dem
Işığımı ellerimle kapatıyorum
Her daim vazgeçilmez bir yönün çıkıyor karşıma
Terk etsem secdeye inecek dağlar
Yüzümü çevirsem tufan
Kırılırsa düşlerim, ardına takılacak kızılcıklar
Ölüm bile susturamaz çığlığımı
Gülmek yasak sana bu yürekte
İsyankar olma bu kadar
Gülünce gözlerin farklı bir dünya oluyor çevrem
Farklı bir kent oluyor bu kent
Gülmek yasak sana fotoğraflarda
Yalan da olsa bana mavi denizleri anlat
Dalgalarıyla mutluluk getiren
Issız adalarında el değmemiş güzellikleri olan.
Bana hüzünden uzak esen rüzgarı anlat
Yağmuru ince ince düşen bulutları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!