Bugün öyle yıkıldım öğle canım acıdı ki gitmek istedim ama yapamadım ayaklarım gitmedi...
Ben seni bu kadar severken sen nasıl yaptın bunu bize acımadan için sızlamadan değersizmiydi o kadar...
Dilimde duamdın anam babam kardaşımdın herşeyi yıktın viraneye dönderdin inanmak suçmuydu günahmıydı...
Susuyorum ister sevgiden de ister mecburiyet de ne dersen de ne varsa aklımdakilere susuyorum işte...
Bu sana son gelişim seni son defa sevişim bağrıma son basışım bir dahası olmıcak inanmıcam sevmicem...
Nasılda inandırdın beni sevdiğine sensiz yaşayamam dediğin sözlerine ettiğin yeminlerine...
Vicdanın rahatmı ben sana olduğum gibi gelmiştim ama sen senin kaç yüzün var bilemedim...
Bir daha biz diye birşey olmıcak kalbim bir daha kırılmıcak yalanlarını duymıcam artık bitti...
Bundan sonra yolun yolum olmıcak sesime hasret kalıcaksın hayatında pişmanlığı yaşıcaksın...
Benim öfkem kendime sana inandığım için seni bu kadar çok sevdiğim için sana yıllarımı harcadığım için...
Nasılda inandırdın beni sevdiğine gözlerimin içine baka baka yalanlar söylemişsin...
Bu kadar mıydı herşey yalan olmak zorundamıydı bir seni yalan söylemez derdim...
Keşke keşke gelmeseydim sana seni bu kadar çok sevmeseydim yıktın bitirdin herşeyi...
O kadar öfke ve kızgınlıkla doluyum ki affedemiyorum seni değil kendimi seni seven kalbimi...
Sessizce geldiğim hayatına sessizce gidiyorum sana bir borcum kalmadı fazlasıyla aldın benden...
Ne çok sevmiştim değer vermiştim başıma taç gönlüme sultan eğlemiştim...
Meğer oyun oynamışsın hiç sevmemiş sever gibi yapmışsın bana....
Belli çok mutlusun ellerin yanında değerim olmamış yanında...
Bilemezsin ne kadar canımı yaktığın kırıp hayata küstürdüğün...
Ayakta alkış tutuyorum sana bu kadar iyi oyun oynadığın için son perde....
Bu gece sana gelmek istedim biraz kırgınlık üzgün birazda yanlızlık getirdim kendimle beraber...
Sen olmayınca misafir gibiyim heryerde sığamıyorum canım yanıyor bir o kadar da acıyor...
Yokluğun acısı hala içimde yanan yüreğimde bazen kızıyorum kendime neden diyorum neden yoksun yanında...
Canımı yakan alev gibi yüreğimi dağlayan senin yokluğun yanımda olmayışın sana sarılamam...
Neden ayırdılar bizi seni benden neden aldılar kimlerin nazarı gözü değdi sevgimize hadi söyle...
Soruyorlar bana neden bu kadar üzgün kırgın olduğumu...
Hergece yanlız kaldığımda hıçkıra hıçkıra ağladığımı...
Sesim duyulmasın diye yastığımı sımsıkı tutup ısırdığı mı...
Öldüğünü kabullenemezken senin öldüğünü nasıl söylerim ki...
Hayat çok erken aldı benden seni...
Nerden başlıcam ne söylicem bilmiyorum nasıl davranıcam...
Söylemek istediklerim boğazımda düğümleniyor boğuyor sanki...
Belkide kendimi kandırmak yalanlara inanmak istedim sadece...
Daha az acı verir sandım ama olmadı hala canım daha çok yanıyor...
Gitmek mi lazım yoksa kalmak mı ikiside acı hayal kırıklığı...
Canım yanıyor sanki ama elimden birşey gelmiyor iyileştiremiyorum kendimi...
Kalbim o kadar yorgunki yavaş yavaş oda ölüceğini hissediyor sanki...
Bir an geliyor sanki boş bir mezara gömülmüşde çıkmaya debeleniyorum...
Ben niye doğmuştum ki insanların yalanlarını duymak için mi...
Yoksa birini sevip yarı yolda kalmak için mi benim kalbimi kırmaları için mi...
Söylesene için yanmadı mı beni böyle üzmen kırıp dökmen neden yaptın...
İnandım sana yada inanmayı seçtim seni sevdiğim önemli sandığım için...
Bilemedim sana değmiceni unutmuşum özür dilerim hata benim...
Evet şerefsiz olduğunu sevgimi haketmediğini damla kadar değerinin olmadığını...
Şimdi iki dünya bir olsa sen bittin yoksun artık bir daha olmıcaksın...
Bugün ağır bir haber geldi aklıma gelmicek bir haber...
Öfke duymamdan mı kırgınlığımdan mı neden bilmiyorum gaygısız kaldım...
Telefonum çaldı acı bir şekilde değilde normal herzamanki gibi çaldı...
Telefondaki ses nasıl olduğumu sordu ve annemin ölüm haberini verdi...
Ben güçlü bir insanım etrafıma umursamadığımı üzülmediğimi yansıttım..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!