Seni rüyalarıma hep getirdim,
Ölesiye bir başka sevdim seni.
Uykuları gözlerimde çok bitirdim,
Zamanı beklemelerde sevdim seni.
Bir yanım acırken o sevmelerde,
Bir zamanlar medeniyetin beşiğinde,
Nazlı nazlı ninnilerle sallanan,
Hoş görüyle büyüyüp barışla yaşayan,
Uçsuz bucaksız Mezopotamya bölgesinde,
O bereketli toprakların,
Fırat Dicle havzasında,
Tel tel siyah saçların dökülürdü yüzüne,
Beni çekik kaşların öldürürdü Nurizer.
Uzunca perçemlerin hep düşerdi gözüne,
Esen yelde her zaman süzülürdü Nurizer.
Kömür gözlüm bilesin sevenler unutmuyor,
Su yürürken zorlanır mı?
Dal uzarken darlanır mı?
Bacı gardaş horlanır mı?
Oba bizim kaynağımız.
İnce dalda sallanmayın,
Seher yeli aman çöktü,
Ala şafak yaman söktü,
Ayva narlar taman döktü,
Kele dezzem Fatma dezzem;
Memmet’anın gızı dezzem.
Platin zengini,
Siyahlı beyaz kız,
Senin ruhunda,dimağında
Bir bedenden,
Bir de senin gibilerden,
Çalınsa da bu sıcaklıklar,
Ben bu alaca mor dağlarda,
Kara elmasın gönülsüz neferiyim.
Yaşadığım bu çağın ilerisinde,
Bacadan çıkacak isli bir nefesiyim.
Üstümde tulumum ayağımda çizmem,
Yaz kış bilmeden,
Şu barut kokan isli gecelerde,
O daldığın derin rüyaların,
Bir gün olur ya sevgili!
Karabasanlarla kâbusa dönerse,
Bölük pörçük olursa uykuların,
Korkmayasın ha sevgili…
Çatma o hilal kaşlarını,
Her şeye küsüp darılmasın,
Sana hep gülmek yakışıyor,
Çünkü sen güzellikten de ötesin.
O büyülü gözlerin ağlamasın,
Yaşlanıp da yanakların ıslanmasın…
Yaşam çarşaflarda,
Yaşam yataklarda,
Sen ne yaşarsan yaşa.
Yaşam emekte,
Yaşam yemekte.
Yaşamın iç güdüsel halkası,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!