Yaralıyım sana, ne kabuk bağlar bu sızı ne de diner kanaması,
bütün hekimler çaresiz kaldı, kimsede bulunmaz bu derdin şifası.
Hangi yana dönsem senin hayalin dikilir duvar diplerine,
kime baksam senin o vefasız gözlerini arar bu kırık bakışlarım;
bir canım vardı bu dünyada, onu da hiç düşünmeden serdim yollarına,
sen ise çiğneyip geçtin de acımadın bu garibin feryadına.
Kaderin vurduğu yetmezmiş gibi bir darbe de sen vurdun sırtımdan,
şimdi darmadağın bir enkazım, kaldırımlara saçılmış umutlarım.
Meyhaneler şahit oldu bu tükenişe, kadehler tükendi masamda;
her yudumda adını fısıldadım geceye, her ah edişimde eridim,
sen uzaktan baktın da yangınıma, tek damla su serpmeyi çok gördün.
Bu sevda değil be vicdansız, düpedüz bir infaz fermanıydı boynuma asılan.
Yaralıyım sana, hem de can evimden vurulmuş bir yaralı;
ne ölür de kurtulur bu can, ne de sensiz yaşamayı başarır.
Geceler üstüme devrilir bir koca dağ gibi her gün batımında,
feryatlarım yankılanır kentin o kör ve sağır sokaklarında.
Ben senin uğruna koca bir ömrü ziyan ettim çekinmeden,
sen ise beni bu kör kurşunla, bu derin yaramla baş başa bıraktın.
Kayıt Tarihi : 25.08.2026 16:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!