Bir kez olsun gitme demedi
Kal demedi
Ben onu görmeden sevdim
Sesini duymadan
Elini tutmadan akşam üzerleri
Dağdan dönen bir yabancı gibi
Bir liman, bir kent ve bir minare çağır..
Hepsi dursun şuracıkta kıyama..
Seslen bakalım ruhuna o taştan şehrin..
Kim kırdı kanadını şu mazlum uçurtmanın…
Bir liman, bir kent ve bir uçurtma çağır…
En iyi mısraların taciri benim
En güzel aşkı ben sana yaşatır,
Ve ben deriniyim, yanağındaki gamzenin
Gülüyorsan bana borçlusun
Aldığın nefesin ciğeri benim.
Ben yoksam üstünde gök olmaz,
Şimdi bir laf daha sokacağım hatırana.
Hani o cümleler ardı sıra koyduğun,
O gülücükler var ya !!!
Hançer olup saplansın bağrına…
Girersen bensizlik bunalımına.
Güzelsin evet.
Alımlısın da.
Her şey tamam.
De Allah aşkına.
Bu çukur da nedir sağ yanağında.
Gömülüp kayboldum o sonsuzlukta.
Bilumum yalnızları arkama aldım geldim.
Senin her sözcüğüne yüzümü sürdüm geldim.
Uzanıp alır mısın yüreğim düştü geldim.
Yürek yakan sözleri heybemde biriktirdim.
Hepsini yüreğine sıkmaya geldim.
Seni kanattıkça, sanma ki zafer benim.
Şimdi bir laf daha sokayım hatırana..
Güneşe çıkacak yüzün kalmasın.
Martılar tükürsün o murdar suratına…
Kalemim kıracak elin kalmasın…
Dilerim aysız gez, gece olunca…
Sevmek neydi bilemediler.
Bir bedene saklı, kadın sandı şairler…
Bir günah ve bir diyet dedi alimler…
Sevmek, kalbi kalbinde gezdirmekti.
Bilemediler...
Saati yokuşa ayarlı bir kaplumbağa gibiyim.
Sokağın bana dik.
Yamaçları çıkacak dermanı tüketti zaman.
Gözlerim uzakları seçemez.
Yakınlarda sesin yok.
Uzakları duyamam.
Şimdi üç beş şarkı söylüyorum akşam üstleri senli sensiz.
Akvaryuma bıraktığım yemi en çok hangi balık yedi derdindeyim.
Verandadaki faraşla fırçanın yerini değişiyorum mütemadiyen.
Islık çalıyorum korktuğumda akşamüstleri.
Yağmur felan umrumda değil.
Serinliğinde gizleniyorum nihai ömrümün.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!